HABER KATEGORİLERİ
  • VİZYONDAN
  • DOSYA
  • GÜNCEL
  • SEKTÖRDEN
  • FİRMALARDAN
  • SEKTÖREL BAKIŞ

  • HABERLER
  • Has Asansör Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Daha Büyük Bir Yuvaya Kavuşuyor
  • İmar Kanunu Düzenlemesi TBMM Yolunda
  • Denizli’de beyana dayalı asansor tescilleri can sıkıyor
  • KRAUM Lift Genel Müdürü Serdar GÜNGÖR "KRAUM Lift Otomatik Kapılarını Türkiye Pazarına Açacak"
  • Metroplast, Misafirlerini Boğazda Ağırladı
  • Türkiye ve İran arasında OSB ortaklığı...
  • Merih Asansör’ün iftar davetine, farklı illerden de çok sayıda katılım oldu
  • Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri IŞIK
  • WISEROL Genel Müdürü Ömer ÜSTÜNER; Bir yılda ihracatımızı en az 2 katına çıkaracağız
  • İstihdam edilenlerin sayısı arttı
  • Yaşayan bir efsane Bedros Usta
  • Kocaeli Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan ZEYTİNOĞLU; 2016 yılı fırsatlar ve tehditlerle karşı karşıya olduğumuz bir yıl olarak karşımızda duruyor
  • Türkiye İhracata Dayalı Büyüme Modeline Geçiş Sürecindeki Başarısını Bir Kez Daha Pekiştirdi
  • KEPİ ASANSÖR MARKET Şirket Müdürü EMRE İPEK; Türkiye’de müşteri memnuniyeti konusunda yeni bir çığır açacağız
  • ASO 2. ve 3. OSB Mesleki Test ve Sertifi kalandırma Merkezi Müdürü Şeref DEMİR "ASO, 2. ve 3. OSB Mesleki Test ve Sertifi kalandırma Merkezi, Asansörcüleri Belgelendirecek"
  • Türkiye'nin teknolojik motor üssü EMF Motor, yepyeni bir güçle, yeni yerinde!
  • ALFALİN YAZILIM BİLİŞİM TEKNOLOJİLERİ Genel Müdürü HÜSEYİN ONUR DABLAN; Müşterilerimiz hayal eder, anlatır, biz ise notlarımızı alır ve yaparız
  • Yoğun Çabalarımız Sonucu İlimizde Asansör Eğitimine Başlıyoruz
  • BİM-FED Genel Başkanı Mustafa Şahin Rakip Olabilmek İçin Birlik Olun
  • AMETAL YÖNETİM KURULU BAŞKANI İSMAİL YILDIRIM Ametal, 2013’de 45 ülkeye ihracat yaptı

  • Löher A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ali Aktaş 51 Yıldır Asansörün Düğmesine Basarak Karnını Doyuran Bir Emekçiyim (3 Temmuz 2013)

    Ben İzmir Mithatpaşa Sanat Okulu Metal İşleri mezunu çok iyi bir kaynakçıyım. Mithatpaşa’ya giderken gündüz okula gidiyor geceleri çalışıyordum. Benim çalıştığım bir torna atölyesinin yanında bir asansör firması vardı. İtalya’dan 7 tane asansör kapısı getirmişler. Bu kapıların menteşelerini kaynatacak adam bulamamışlar. Tesadüfen ben de iyi kaynakçıyım ya, kaynatır mısın dediler, kaynatırım dedim. 3 saatte işi bitirdim. Bana gel beraber çalışalım dediler. Yıl 1960, o günden itibaren asansör sektörünün içerisindeyim. Asansör işine girdik ama bir baktım asansörde elektrik işleri de var. Gündüz çalıştım, gece okula gittim. Elektrik eğitimini de alarak daha sağlıklı çalışma fırsatı yakaladım. Bu meslekte hayat olduğunu düşünerek yoluma devam ettim. -1967’de kendi dükkanımı açacağım dedim. Bana herkes güldü 1960 yılından 1967 yılına kadar o firmada çalıştım. 1967 yılında kendi firmamı kurmak istiyorum dedim, bana herkes güldü. Ama benim düşüncem, imalat olmadan hiçbir şeyin yapılamayacağıydı. 1972 yılında Halk Bankası’ndan 350 bin lira, yüzde 9 faizli, 2 yıl geri ödemesiz, 10 yıl vadeli, kredi aldım. Nasıl aldım bilmiyorum ama hala Türkiye’de böyle bir kredi yok. Bana herkes karşı çıktı. Bunu ödeyemezsin dediler. Kısa zamanda çevremde kimse kalmadı. Dönemin mühendisleri gelip aldığım tezgahlara bakıyorlardı. Aldığım makinaların içerisinde en pahalısı da giyotin makastı. Bana, “Kardeşim bunu niye aldın. Yılda 10 bilemedin 20 asansör yapacaksın. Bunların sacını 1 ayda kesersin. Geri kalan 11 ay boş yatar. Rantable değil.” dediler. Ben sanat okulunda okurken 1 tane giyotin makasımız vardı. İzmir’deki bütün kesimleri o yapardı. Başka yoktu. Herkesin bir keyfi var. Kimisi akşam gezmeyi, kimisi iki duble atmayı sever. Benimde sevdiğim iş buydu. Ama bakın yanlış, aradan 39 yıl geçmesine karşın aynı giyotin makas işletmede bana hala çalışarak para kesiyor.  -Sanayicilik uzun nefesli bir koşudur, kısa mesafede bakmayacaksınız kendinize 1972 yılında aldığım o giyotin makas hala fabrikamda çalışıyor ve bana kazandırıyor. Sanayicilik uzun nefesli bir koşudur, kısa mesafede bakmayacaksınız kendinize. Gördüğünüz zaman asgari 10 yıl, 20 yıl önünüzü göreceksiniz. Ben o makinayı almak için çektiğim krediyi neredeyse bütün sülalemi teminat göstererek aldım. Yoksa ben 8 çocuklu çiftçi bir ailenin en küçüğünün bir büyüğüyüm, kim bana kredi verir. Şimdi Almanya’ya asansör satıyorum. Amerikalarda iş yapıyorum. Ben talebeyken arabam olacak derdim. Kız arkadaşlarım “Ulen senin ayağında ayakkabın yok araba senin neyine” derlerdi. Şu anda arabam da oldu çok şükür, mutlu ve huzurluyum. Ama çok çalıştım, inandım ve mücadele ettim. Ben mesleğe başladığım ilk günden itibaren karşımdakine hep verdim. Ama sonra daha çok aldım. 1967’de Türkiye’ye asansörler ithal geldiğinde ben onların tamiratlarını yaptım ve çok para kazandım. Ama her tamirat yapışımda da önce para demedim. Bana para sorduklarında; önce ben yapayım, siz beğenin, 1 ay bir kullanın memnun kalın, ondan sonra para konuşalım dedim. Ben sözümü tuttum. Yaptım zamanında teslim ettim. Siz verdiğiniz zaman karşınızdaki size daha çok veriyor. Verdiğiniz zaman daha çok kazanacağınıza, sevdiğiniz zaman da daha çok sevileceğinize inanın. -1968 yılında 30 metrekarelik bir dükkanda kendi kabinimi kendim yaptım. Her zaman bilebildiğimin en iyisini yaptım Daha çok insanlara ulaşmak, bilebildiğimin en iyisini yapmak benim her zaman uyguladığım bir prensip oldu. Bize şu anda ikinci kalite ürün üretin, pahalısınız diyorlar. Ama ben bunu ilk yola çıkışımdan itibaren hiç beceremedim. Her zaman en iyi bildiğimi, en doğrusunu yapmaya özen gösterdim. İlk kabinimi de 1968 yılında, 30 metrekarelik bir dükkanda, bildiğim en iyi şekilde yaptım. Hala sapasağlam duruyor. Belki 3 kuruş pahalı olursunuz fakat karşı tarafta insanlar sizi tutuyor ve bırakmıyor. Ayrıca o dönemde asansörcülük çok zordu. Rayları döşemek sadece 1 haftamızı alırdı. O yıllarda asansörde yüzde yüz ithal malzeme kullanılıyordu. Ama bugün 2000’lerde, 1960 yılında yüzde yüz ithal gelen asansörün birkaç katı güzelliğinde asansörler, tamamen yerli yapılabiliyor. Bu demek oluyor ki, Türk insanının çalışkanlığı ve gayreti var. Ben sıfırdan başlayarak bugün 180 personel ile dünyaya hizmet verebilen bir duruma geldiysem bir örnek teşkil ediyorum. Bu tabi Türkiye’nin sayesinde oldu. Ülkeme çok şey borçluyum. Ben bugün sıfırdan başlayacak insanlara şunu öneriyorum. En azından asansörün “A”sını üretmeleri gerekiyor. Hiçbir imalat yapmadan bir yerlere gelme imkanı yoktur. 1967’den itibaren, asansör 100 birim ise her yıl bir birimini yaparak bu günlere geldik. Demek ki önümüzde 56 birimlik daha yol var diye düşünüyorum. Ben 1995’ten 1999 yılına kadar uluslar arası bir firmanın Türkiye temsilciliğini yaptım. Sonra çeşitli nedenler ile bozuştuk. Burada edindiğim deneyim ile yurtdışı gezileri yaparak, bir ön çalışma yaptım. 2001’de Almanya’da fuarda ilk yürüyen merdivenimizi teşhir ettik. Almanlar geldi “Bu merdiveni yapmanız mümkün değil. Bu çok zor bir iştir.” dediler. Bizim merdivenlerimizin kendine has bir özelliği var. Akşam gelin etrafını açalım bakın dedim. Baktılar inandılar. Hala Türkiye’de yürüyen merdiven yapıldığına inanmıyorlar. Türkiye’de çok akıllı insanlar var. İlk yürüyen merdiveni yaparken profesörler ile çalıştık. İlk yaptığımız merdiven komşularımızı rahatsız etti. Gürül gürül çalışıyordu. Deniye deniye düzgün çalışan sistemli bir merdiven yaptık. İki sene sürdü ve çok çalıştık. Kendinizi verirseniz bu iş olur, vermezseniz olmaz. Yaşayarak deneyerek öğrendik. Onun için imalat yapmanın önemine değiniyorum. Çok zor bir teknolojiymiş. -Yeni düşüncem 50 bin metrekarenin üzerinde bir fabrika kurmak Bir insan oturup Türkiye’de yürüyen merdiven yapıyorsa ve bunu da yurtdışına pazarlıyorsa devletin bu insanları ödüllendirmesi lazım. Ben isterim ki birkaç kişi daha bu işe soyunsun. Rekabet olsun. Devlet bize ödül versin derken para versin demiyorum. Zaten para verirse ben rahat durmam hemen yatırım yaparım. Yeni düşüncem 50 bin metrekarelik yeni bir fabrika kurmak. Şu anda zaten 15 bin metrekare üzerinde çalışıyoruz. İstediğim araba gibi bir tarafından başlayıp diğer tarafından merdivenin çıkacağı, günde birkaç tane üretebileceğim bir sistem kurmak. Bu bandı kurmak 50-60 milyon dolar. Şu anda o kadar yatırım yapacak miktarımız yok ama kafaya koydum, kuracağım. Karamsar olmamak lazım. -Türkiye’ye yılda 2 bin yürüyen merdiven ithal geliyor Özellikle AVM’lerin artmasıyla Türkiye’de yürüyen merdiven sektörü canlanmaya başladı. Türkiye’ye yılda 2 bin yürüyen merdiven ithal geliyor ve montajı yapılıyor. Bunun sadece 50 tanesini biz yapıyoruz. Rakam giderek artıyor. Bu nedenle ben ısrarla devletimizden destek bekliyorum. Burada bu işi yapan varken yurtdışına gitmesin bizim dövizlerimiz diyorum. Bugün kalkınan ülkelerde devlet yer tahsis ediyor. Belli bir süre kira almıyor. Çalışan personelin yarısının sigortasını, vergisini üstleniyor. Faizsiz krediler veriyor. Türkiye’de bu teşvikler olsa Türkiye sanayicisi uçar. Mesela biz bu işe girmeseydik, Türkiye’de yürüyen merdiven yapan firmalar 80 bin dolara iş yapıyorlardı. Biz imal etmeye başladık, fiyat birden 40 bin dolara düştü. Fena mı oldu? Hayır, işte sorun buradan kaynaklanıyor  Yerli bir gücünüz olmadığı zaman bağımlı oluyorsunuz. Biz de bu işin Türkiye’de ki yerli gücü olduk. Türkiye’de asansör üretilmese bakın bakalım asansör fiyatları nasıl uçacak. Türkiye’de üretildiği için fiyatlar bu seviyelerde. -Yerli sanayinin devlet tarafından desteklenmesini bekliyorum Biz Türkiye’de yürüyen merdiven üretiyoruz. Bu üretimimizi dünyaya ihraç ediyoruz. Kendimizi ve ürünümüzü kabullendirdik. Fakat ne yazık ki Türkiye’de yeterli desteği göremiyoruz. Ben, Bakanımız Sayın Nihat Ergün’e gelin bizi denetleyin, bakın ülkemize bu ürün layık mıdır değil midir karar verin dedim. Maalesef bunu da yaptıramadım. Sanayici kendi dünyası içerisinde yalnız bırakılıyor. Devlet desteği alınamıyor. Küresel firmalar yıllar geçmesine karşın hala bizi ezmeye çalışıyorlar. Satın alarak yok etmeye çabalıyorlar. Bizi de satın almak istediler. Ama beceremediler. Biz sektör olarak birlikte çabalamak, birbirimize destek olmak zorundayız. -Biz dünyaya kendimizi kabullendirdik, ama kendi ülkemize kabullendirip destek alamadık Löher Asansör’ü kurmak kolay olmadı fakat geldiğimiz noktada Almanya’da düzenlenecek asansör sektörünün en büyük fuarında yürüyen merdivenimizi çalıştırarak en fiyakalı standı kurmayı düşünüyoruz. Buradan seslenmek istiyorum. Asansör sektöründe faaliyet gösteren firmalar uzak doğudan asansör getirmeyin. Türkiye’de üretilen, kaliteli bir yürüyen merdiven firması varken neden yurt dışından getirtiliyor. Uzak doğudan getirtilen ürünler tabi ki daha ucuz. Ama bizim kalitemizde getirtmeye kalkarlarsa daha pahalı oluyor. Uzak doğuda firmaları devletleri destekliyor. Çok uzağa gitmeye gerek yok, İran’da eğer orada üretilen bir asansör parçası var ise aynı ürünü Türkiye’den getirtirseniz yüzde 60 vergi alıyorlar. Biz Türkiye’de yürüyen merdiven üretiyoruz dönüp bakan yok. Yurtdışından gelen ithal ürünlere vergi koyalım yerli sanayicimiz tercih edilsin, cari açığımız azalsın diyen yok. Bu ülkede üretilen bir şey varsa gelip denetlesinler, Türk Markasına yakışmıyorsa silsinler, ama kaliteli ise de destek olsunlar. Biz Avrupa’nın birçok ülkesine hatta dünyaya ürünlerimizi ihraç ediyoruz. Kendimizi kabullendirdik. Bir kendi ülkemize kabullendiremedik. Biz artık bütün meslektaşlarım ile birlikte Avrupa standartlarında hatta daha kaliteli ürünler üretiyoruz. Bu ülkede daha çok şey yapmamız gerekiyor. Çok çalışkan insanlarımız var. Büyük önderimiz Atatürk’ün dediği gibi Türk milletinin çok çalışkan olduğuna inanıyorum. Türk sanayisinin bugünlere gelmesinde Türk insanının çalışkan olmasının payı vardır. Devletimiz sürekli engellenmesine karşın bugünlere geldik.” Löher’de Yıllardır Süregelen Cumalaşma Geleneğ

    Löher’de yıllardır bir gelenek haline gelen Cumalaşma törenine, röportajımızı Cuma günü yapmış olmamız sebebi ile tanık olduk. Her Cuma Löher Yönetim Kurulu Başkanı Ali Aktaş, İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi’ndeki fabrikasına geldiğinde tüm birimleri ve imalathaneyi dolaşarak teker teker tüm personeli ile Cumalaşıyor. Personel tarafından çok sevilen ve yıllardır sürdürülen gelenekte tüm personel Ali Aktaş’ın elini öperek hayırlı Cumalar diliyor. Tüm personelin ve Ali Bey’in de severek sürdürdüğü bu geleneği tebrik ediyor ve biz de üzerimize düşeni yaparak Ali Bey’in elini öpüyor ve Hayırlı Cumalar dilemeyi ihmal etmiyoruz.

    my wife cheated on me now what nookandlearn.com reasons wives cheat on their husbands
    why i cheat on my husband click my husband cheated on me blog
    walgreens printable coupon click walgreens photo prints
    i want a abortion abortion pill what is an in clinic abortion
    walgreens online coupon codes prescription discounts cards discounts on prescriptions
    free prescription drug discount card free viagra coupons viagra coupon free
    coupons cialis click free prescription discount card
    prescription drugs discount cards site 2016 viagra coupon
    prescription drugs coupon go cialis.com coupon
    viagra viagra viagra
    naproxene link naproxen kruidvat
    inderal la read inderal comprar
    free cialis coupon free coupon for cialis prescription drugs coupon
    amitriptyline side effect site amitriptyline for dogs
    diflucan how long to work neryx.com diflucan