HABER KATEGORİLERİ
  • VİZYONDAN
  • DOSYA
  • GÜNCEL
  • SEKTÖRDEN
  • FİRMALARDAN
  • SEKTÖREL BAKIŞ

  • HABERLER
  • Meslek Liselerinden Sponsor Firmalara Teşekkur Plaketi
  • Asansor rayı ihracatında bir önceki yıla nazaran yuzde 100 artış sağladık AYGÜNSAN Şirket Müdürü Fatih AYGÜN
  • Baykal Makine Avrupa Bolge Sorumlusu Lutfi Akıncıoğlu, Asansor sektorumuzun bizden talep ettiği makineler kalitede gelinen noktayı ozetliyor
  • 2013 yılında mevcut kapasitemizi yuzde 25 arttırdık
  • Ahmet Hilmi KAŞLIOĞLU BURSAD Başkan Yardımcısı Umutlandıran bir yıl , 2013
  • “LIFTVISION” Fuara Damgasını Vurdu
  • İran Fuarı’na İlgi Tatmin Ediciydi
  • İhracata Hazır Olmak…
  • Bakanlığın Malatya toplantısına, yoğun katılım sağlandı
  • HAS ASANSÖR GENEL MÜDÜRÜ HÜSEYİN KEŞANLI İhracatta 46 olan ülke sayımızı 60’a çıkarmayı hedefliyoruz
  • Tepe Asansör Genel Müdürü Sinan Tepe
  • Interlift 2013 yine rekorlarla acıldı
  • Asansör Sempozyumu ve Sergisi 2014, İzmir'de gerçekleştirildi
  • AKE, Yürüyen Merdiven ve Yürüyen Bant Üretimine Başladı
  • Bursa’nın asansör sanayicileri iftarda buluştu
  • İlgenler Dış Ticaret Müdürü Ahmet İlgen
  • İhracat Nisanda yüzde 11.5 arttı, 13 milyar doları aştı
  • GENEMEK Genel Müdürü DEVRİM GECEGEZER; Genemek büyüyor, ekonomikleşiyor ve yaygınlaşıyor
  • Sektör Olarak Yaşadığımız Günlerin Değerini Bilmeliyiz
  • 2014 Nasıl Geçti ?

  • TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu Dünya Ekonomisi Daha Önce Benzeri Olmayan, Çok Zor Bir Dönemden Geçiyor (3 Temmuz 2013)

    2011 yılı, Türk sanayisi, ticari hayatı ve ekonomisi açısından nasıl bir yıldı? Beklenenden daha olumlu bir yıl oldu. Muhtemelen yıl sonunda ekonominin büyümesi yüzde 7 civarında gerçekleşecek. Küresel kriz öncesi üretim düzeyini yakalayan 24 ülkeden birisiyiz. Bu ülkeler içindeyse 7’nci sıradayız. Milli gelir düzeyinde, özel sektör makine-teçhizat yatırımlarında ve özel sektör istihdamında tarihi zirvelere ulaştık. Ekonominin büyüdüğünün somut bir göstergesi istihdam rakamlarında görülüyor. Özel sektördeki sigortalı çalışan sayısı ilk 9 ayda 800 bin kişi arttı. Buna paralel şekilde faaliyetteki işyeri sayısında da 70 bin adetlik artış gerçekleşti. Ticari hayatın canlılığın bir göstergesi de protesto edilen senet tutarının geçen yıla göre yüzde 15 gerilemesidir. Vergi gelirlerindeki artış da ekonomideki canlılığa işaret ediyor. İlk 10 ayda Kurumlar vergisi tahsilâtının yüzde 32, Gelir vergisi tahsilatının yüzde 20 ve KDV tahsilatının yüzde 17 artmış olması canlı bir ekonomiye işarettir. Yerli üretim ve ihracat rakamlarına bakıldığında, 2011’de beklentiler karşılanabildi mi? Bir önceki yıla göre kıyaslayabilir misiniz? Sanayi üretimine baktığımızda açıklanan son veri olan Eylül ayı itibariyle sanayi üretimi geçen yılın aynı ayına göre yüzde 12 daha yüksek. Sanayi üretiminde kriz öncesi seviyenin üzerine çıktık. Sanayi üretimindeki en yüksek artış yüzde 15 ile dayanıklı tüketim malı imalatında kaydedildi. Bunu yüzde 14 ile ara malı imalatı, yüzde 12 ile sermaye malı imalatı, yüzde 10 ile dayanıksız tüketim malı imalatı izledi. İmalat sanayi alt sektörlerine baktığımızda artışta ilk sırada yüzde 57 artışla mobilya imalatı bulunuyor. Metal ürünleri imalatı yüzde 32, elektrikli teçhizat imalatı yüzde 27 büyüdü. İhracat ilk 10 ayda geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 20 artışla 112 milyar dolara yükselirken, ithalat yüzde 36 artışla 202 milyar dolara ulaştı. Bunun sonucunda dış ticaret açığı yüzde 64 artarak 90 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti. İhracatın ithalatı karşılama oranıysa 7 puan azalarak yüzde 55’e geriledi. Yılsonunda ihracatın kriz öncesi seviyenin de üzerine çıkarak 140 milyar dolara yaklaşmasını bekliyoruz. Türk sanayisi, ticari hayatı ve ekonomisi açısından 2012 yılı öngörüleriniz nelerdir? Dikkatli olunması gereken bir yıl olacak. Avrupa’daki sıkıntılar bizi de etkileyecek. Ekonominin büyümesi bu yılın altında olacak. Dolayısıyla hem üretim hem de ticaret hacimlerinde eskisi gibi yüksek artışlar yaşanmayabilir. Daha durağan bir yıl geçireceğiz. Talep düşeceği ve kredi koşulları zorlaşacağı için yatırım harcamalarında azalma bekleniyor. Küresel ekonomiye dair belirsizliklerdeki artışa ve risk iştahındaki bozulmaya paralel olarak diğer gelişmekte olan ülkelerde olduğu gibi Türkiye’den de sermaye çıkışları yaşandı ve Türk lirası değer kaybetti. Önümüzdeki yılda da bu dalgalanmaların devam etmesi bekleniyor. Döviz kurundaki artış ve buna bağlı fiyat ayarlamaları enflasyonu artırıyor. Firma borçluluğundaki artış devam ediyor. Firmaların maruz oldukları kur ve faiz risklerinin farkında olmaları ve bu riskleri etkin olarak yönetmeleri finansal istikrar açısından önem arz ediyor. Başbakan Yardımcısı Sayın Ali Babacan; “Hiçbir şey sürpriz olmamalı bu dönemde. ’Ya biz bu kadarını da beklemiyorduk’ dememeli kimse, öyle bir dönemden geçiyoruz. Ve içinden geçmekte olduğumuz dönem son yüzyılın hiçbir dönemi ile mukayese edilemeyecek karmaşıklıkta bir dönem” değerlendirmesinde bulundu. Siz de Sayın Babacan’a katılıyor musunuz? Konuyla ilgili neler söyleyeceksiniz? Doğru bir tespit. Dünya ekonomisi daha önce benzeri olmayan çok zor bir dönemden geçiyor. Esasında dünya tarihinin ilk küresel ekonomi krizini yaşıyoruz. Avrupa’daki pek çok ülke bugün borç sarmalında ciddi sıkıntılar yaşıyor. Çevre ülkelerinde başlayan kriz, merkez ülkelerine yayılma eğiliminde. Fransa, Almanya ve İngiltere’deki bankaların; Yunanistan, Portekiz, İrlanda, İspanya ve İtalya’ya verdiği, toplam borç miktarı yaklaşık 2 trilyon dolar. Bu demektir ki sorunlu ülkeler düzeltilemezse Avrupa 2 trilyon dolarlık bir riski kaldırmak zorunda. Bu gerçeği görmemiz gerekiyor. Bu noktada temkinli olmak tabi ki şart. Ancak temkinli olmakla, panik olmayı da birbirine karıştırmamak lazım. Türk özel sektörü olarak ekonomideki temellerimizin sağlam olduğunu biliyoruz. 2001 sonrasında yapılan reformların boşa gitmediğini gördük. Yüksek faiz dışı fazla vermenin ve kamu maliyesini sağlam tutmanın önemi, işte şimdi ortaya çıktı. Avrupa’da yaşanan ve birçok Avrupa ülkesini iflasın eşiğine getiren ekonomik kriz Türkiye’yi ve sanayicimizi nasıl etkiledi? Avrupa’daki kriz bizi ticaret kanalı ve finansman kanalı yoluyla etkiliyor. AB bizim bir numaralı ihracat pazarımız. Bu pazarın daralması ihracatımızı olumsuz etkiliyor. İhracat pazarlarını çeşitlendirmemiz, buradaki kaybımızı tamamen telafi edemez, ancak azaltabilir. Zira AB pazarının sunduğu yüksek gelirli alıcı portföyü başka pazarlarda daha az. Şirketlerimizin yeni pazarlara girmelerini destekleyecek ihracat sigortası sistemlerini geliştirmeliyiz. En çok ithalat yapan 50 ülkenin 26’sında neredeyse hiç yokuz. Perspektifimizi genişletmeliyiz. Finansman kanalı noktasındaysa; sermayesi aşınan Avrupa bankalarının kredi verme kapasitesi zayıflıyor. Bu bankaların fonlamasına dayalı bizim gibi ülkelerde, kredi sıkılaşması riski ortaya çıkıyor. Zira Avrupalı bankalar bizim gibi ülkeler için ana kredi kaynağıdır. Özel sektörümüzün kısa vadeli kredilerinin yüzde 80’i, uzun vadeli kredilerin yüzde 70’i Avrupa’dan sağlanmıştır. Likidite sıkışıklığı, yüksek büyümeyi finanse edecek parayı bulmanın zorlaşması ve maliyetlerin artması, büyüme hızımızı kesebilir. 2012’de, EURO Bölgesi’ndeki krizin derinleşerek devam etmesi ülkemizi nasıl etkiler? Türk sanayicilerimizin alması gereken önlemler ve olası krizi en az kayıpla atlatabilmeleri açısından yapmaları gerekenler nelerdir? Şirketlere önerim; günlük gelişmelere göre hareket etmeyin, döviz geliri olmayan dövizle borçlanmasın, alternatif pazarlara ve verimliliğe odaklanın. Şahıslara önerimse; geliri olan harcamaya devam etsin. Ama gelirin üzerinde borçlanarak harcamayın. Kamu borçlanması kontrol altında tutulursa, özel sektör mali sistemden daha rahat kaynak temin edebilecektir. Kamu maliyesinin sağlam duruşu ve özel sektörün dış borç çevirme konusundaki tecrübesi bizim artılarımızdır. Yapısal reformlarla yüksek büyüme hızımızı korursak, bizden ilerdeki gelişmiş ülkeleri yakalama noktasında bir fırsat yakalayabiliriz. Ekonomideki en büyük risk kaynağı haline gelen cari açığa ve bunun sonucu ortaya çıkan kırılgan yapıya karşı politikalar ve tedbirler geliştirmeliyiz. Cari açığın nedeni olan dış ticaret açığını azaltmak için yeni bir yatırım teşvik sistemi oluşturulmalı ve ülke içinde üretim yapılması özendirilmelidir. Hizmet sektörünün döviz kazandıran yapısını güçlendirmek amacıyla, turizm, yurtdışı müteahhitlik ve denizcilik sektörlerine daha fazla destek vermeliyiz. Bu dönemde tek bir sihirli değnek var; o da yapısal reformlara hız verilmesidir.

    wife cheated now what sigridw.com my wife cheated now what do i do
    why i cheat on my husband click my husband cheated on me blog
    will my husband cheat link when women cheat
    discounts on prescriptions donleyinc.com walgreens coupons in store
    walgreens online coupon codes open discounts on prescriptions
    free printable viagra coupons mikemaloney.net coupon for prescriptions
    clomid link avodart
    2015 cialis coupon free coupon for cialis lilly coupons for cialis
    furosemide cipro 500mg gabapentin pill
    coupons for prescriptions transfer prescription coupon free prescription cards
    manufacturer coupons for prescription drugs open viagra.com coupon
    prescription drugs coupon coupon for prescriptions cialis.com coupon
    risperdal effets secondaires warpedfish.co.uk risperdal notice
    escitaloprama escitalopram teva escitalopram teva 10 mg
    cialis cialis cialis coupon
    nortriptyline tablet harshpande.net nortriptyline nedir
    quetiapine fk quetiapine 25 quetiapine
    inderal la read inderal comprar
    pletal cilostazol peider.dk pletal 50 mg
    viagra site viagra generique
    free cialis coupon 2016 go discount prescription drug card
    zyrtec dosage for adults read zyrtec ingredients vs benadryl