HABER KATEGORİLERİ
  • VİZYONDAN
  • DOSYA
  • GÜNCEL
  • SEKTÖRDEN
  • FİRMALARDAN
  • SEKTÖREL BAKIŞ

  • HABERLER
  • GENEMEK GENEL MÜDÜRÜ DEVRİM GECEGEZER GENEMEK, 2014’e yeni yatırım ile girdi
  • KRAUM Lift Genel Müdürü Serdar GÜNGÖR "KRAUM Lift Otomatik Kapılarını Türkiye Pazarına Açacak"
  • Sanayimiz büyümeye devam ediyor
  • GÜNAYSAD Başkanı Remzi ASLAN 2013 'Altın Yıl' olabilirdi...
  • Sosyal bir model Ahilik
  • Mart Ayında Sanayi Üretimi Yüzde 2.2 Arttı
  • Oslo Mühendislik yurtdışı pazarını genişletmeyi hedefliyor
  • GENEMEK GENEL MÜDÜRÜ DEVRİM GECEGEZER SATIŞ VE PAZARLAMA ŞEFİ ÜMİT DOYMAZ
  • Sanayİ Cİro Endeksİ Temmuzda Azaldı
  • MERİH ASANSÖR , olarak yerli malı belgelerimizi almamızın haklı gururunu yaşıyoruz
  • “ASANSÖR İŞLETME, BAKIM VE PERİYODİK KONTROL YÖNETMELİĞİ” YAYIMLANDI
  • Sanayi 4.0 - Dördüncü sanayi devrimi Yarının fabrikaları neye benziyor
  • BURSAD ve MMO'dan, Bursalı asansörcülere eğitim semineri
  • Hidrofi lik Yeşil Çatı Malzemesi VYDRO®
  • Panoromik Bakış
  • Merih Asansor’den Buyuk Jest TAYSAF (Tum Asansor ve Yuruyen Merdiven Sanayicileri Federasyonu), hizmet binasına kavuştu.
  • METROPLAST Dış Ticaret Yöneticisi SİAVASH KHEİRKHAH; Fuarda, Hindistan ve Güney Kore’ye ürün satışı gerçekleştirdik
  • DELTATEK İHRACAT MÜDÜRÜ İLHAMİ ÜLKER
  • ARCODE’a Teknoloji Ödülü
  • Tescil Bilmecesi

  • Türkiye Enerji Vakfı Başkanı Hasan KÖKTAŞ Dünyada enerji sektörü değişim ve dönüşümden geçiyor (27 Şubat 2015)

    Dergimizin bu sayısında konuk ettiğimiz Türkiye Enerji Vakfı (TENVA) Başkanı Hasan Köktaş ile keyif dolu bir sohbet gerçekleştirdik. Hasan Köktaş öncelikle bize TENVA’yı anlatırken projeleri ve faaliyetleri hakkında da bilgiler verdi.

     Enerji sektörü ve petrol piyasası hakkında da sorularımızı yanıtlayan Köktaş; “Enerji sektörü, ciddi bir yapısal değişimden geçiyor; kavramlar, oyuncular değişiyor. Sadece petrol için değil; tüm enerji kalemleri ve yatırımcı algısı, köklü biçimde zihinsel dönüşüm içinde. Aboneden müşteriye; kamu hizmetinden elektrik-gaz ticaretine; devlet garanticiliğinden rekabeti esas alan risk üstlenmeye ve doğru hesap yapmaya dayanan geleceği öngörülebilen piyasa yapısına geçiliyor. Tüm bu süreçte, kamu etkinliği gerilerken, özel sektör öne çıkıyor. Türkiye’de bugün 30 bini aşan lisanslı enerji oyuncusu bulunuyor. Enerji sektörünün yarısı, yabancı sermayeye ait durumda. Son 6 yılda bankacılık sisteminin kullandırdığı proje fi nansmanı kredilerinin yüzde 50’si enerji sektörüne verildi. Aynı dönemde Türkiye’ye gelen doğrudan yabancı sermayenin yüzde 40’ı enerji sektörünü tercih etti. İSO 500 içinde enerji sektörünün payı yüzde 25 düzeyine yaklaştı. Son 10 yılda elektrik sektörü ikiye, doğal gaz sektörü 3’e katlandı. Geçen 10 yıllık dönemde serbestleşme, özelleştirme, rekabet ve düzenleme adına köklü reformlar yapıldı” şeklinde konuştu.

    Sayın Hasan Bey, bize kısaca TENVA hakkında bilgi verebilir misiniz?

    Öncelikle, Türkiye enerji sektörü özelinde birkaç önemli nokta üzerinde durmamız yerinde olacaktır. Ülkemiz dünya enerji tüketim sıralamasında 21’inci sıradadır, enerji kaynakları açısından yüzde 70’lerin üstünde bir oranda dışa bağımlı haldedir. Bu ülkeleri 2 ana sınıfa ayırmak mümkün: Enerji zengini olan ülkeler ve enerji zengini olmayıp enerjiyi yoğun kullanan gelişmiş ülkeler. Eğer Türkiye gibi enerji zengini değilseniz ve hızlı kalkınan bir ülkeyseniz sürdürülebilir kalkınmayı sağlamanın yolu Enerji Stratejilerini, enerji politikalarını ve enerji piyasalarını doğru geliştirmekten geçiyor. Yani; kaynağınız yoksa stratejiniz olmalı. Bu stratejileri geliştirecek bilgileri üretecek ve karar alma süreçlerine doğru katkıyı sağlayacak bilgi üretim merkezlerine, “think tank” kuruluşlarına ihtiyaç var. Böylesine bir ihtiyaçtan Türkiye Enerji Vakfı (TENVA) fi kri ortaya çıkmıştır.

     Gerek 6 yıllık EPDK Başkanlığım döneminde gerekse daha önceki görevlerimde enerji sektörü içinde yer alırken, sektörün temel ihtiyaçlarını, geliştirilmesi gereken noktalarını ve geleceğini düşünme imkânım oldu. Bu ihtiyaçlardan bazıları sadece enerji sektörümüzün değil; ülkemizin çok temel bir gereksinimini oluşturuyordu: “Gelecek öngörüsü” ve yetişmiş insan gücüyle nitelikli ürünler verilmesi…

    EPDK Başkanı olarak hem Kurumumuzda ve kamu kurumlarında, hem de üniversitelerimiz ve özel sektörümüzde, çok nitelikli, donanımlı, kendilerini çok iyi yetiştirmiş kişilerle çalışma ve tanışma olanağım oldu. Yönetici olarak da özellikle personelimin yurt içi ve yurtdışında en iyi eğitimi almalarını, görgülerini, bilgilerini arttırmalarını gözettim. Bu insan kaynağının ülkemiz enerji sektörünün bugünü ve geleceğinin “olmazsa olmaz”ları olduğunun ayrımında olarak kesin- tisiz bir şekilde sayılarının arttırılması ve ilgi alanlarının geliştirilmesi gerektiğine inandım. Ancak ne yazık ki bu büyük birikimin nitelikli iş üretmek konusunda potansiyelini yeterince kullanamadığı bir gerçektir.

    Ülkemizin merkezinde olduğu bir uluslararası proje hakkında dünyanın bir ucunda bir “think tank” tarafından yapılmış bir araştırmayı okuduğumuzda bunun çok daha katmanlı ve oylumlu olanlarının bizim araştırmacılarımız, uzmanlarımız tarafından hazırlanabileceğini defalarca düşünmüşümdür. Keza, sektörün gelişkin kamu kurumlarının, üniversitelerinin ya da özel sektör derneklerinin piyasanın işleyişi ve geleceği konusunda önem taşıyan konularda araştırma projeleri geliştirmelerinin hem karar vericiler, hem de sektörel birikimin arttırılması açısından sayılamayacak kadar çok faydası vardır.

    Yeter ki bu tür çalışmalara zemin sunan, her biri kendi alanında, birbirinden ayrı, hatta “kopuk ve habersiz” bir şekilde hareket eden bireyleri, dinamikleri bir noktada birleştirecek ve bir artı birden iki değil çok daha fazlasına ulaşacak bir platform tesis edilsin…

    Türkiye Enerji Vakfı (TENVA), bu sürekliliği ve birleşimi sağlamak ve sektöre nitelikli ürün, araştırma, projeler geliştirerek hayata geçirmek üzere, güçlü bir platform olarak yola çıktı. İlgi ve çalışma alanı “enerji” olan kişi, kurum ve kuruluşları bir araya getirerek, deneyimli sektör temsilcilerinin önderliğinde, enerji alanında ihtiyaç duyduğumuz doğru bilgiye ve farklı yaklaşımlara ulaşmak için çalışmalar gerçekleştirmek, Vakfımızın öncelikli hedefl eri arasındadır.

     Vakfınızın faaliyetleri ve hedefl eri nelerdir?

     TENVA olarak; sektörel paylaşımların artırılması, karar mekanizmalarına katılım sağlanması, yeni girişimlerin, işbirliklerinin ortaya koyulması ve hayata geçirilmesi, araştırma ve geliştirme çalışmalarının geliştirilerek desteklenmesi alanlarında geniş bir faaliyet yelpazesine sahibiz. TENVA, bu sürekliliği ve birleşimi sağlamak ve sektöre nitelikli ürün, araştırma, projeler geliştirerek hayata geçirmek üzere, güçlü bir platform olma hedefi ni önde tutmaktadır.

     Vakfımız, alanında yetkin isimlerin ekibimize katılımı ile karar mekanizmaları oluşturulmuş, üniversiteler ile bağı kurulmuş ve merkezi tüm teknik donanımı ile hizmete geçmiştir.

     Bir “think tank” kuruluşu olmanın verdiği ağırlıkla; özellikle yeni ve doğru bilgi ve analiz üretimine odaklanan Türkiye Enerji Vakfı (TENVA) bünyesinde:

    • Enerji Teknolojileri ve Sürdürülebilirlik Araştırma Merkezi

     • Uluslararası Enerji Politikaları ve Diplomasisi Araştırma Merkezi

     • Enerji Piyasaları ve Düzenleyici İşlemler Araştırma Merkezi yer almaktadır.

     Değerli akademisyen ve araştırmacılarımızın üzerinde çalışmakta olduğu güncel çalışmalar arasında: Enerji Piyasalarında Risk Yönetimi, Doğu Akdeniz Gazı: Türkiye için Ekonomik ve Politik Etkiler, Yenilenebilir Enerji Yatırımları için Risk Algısı ve Analizi, Enerji Piyasalarında Gelir ve Tarife Düzenlemesi, Güneş Enerjisi projelerinin değerlendirilmesi vb. konularda araştırma projelerinin yanı sıra; Eğitim Programlarına, Anket Çalışmalarından, Enerji Piyasalarında Tüketici Memnuniyeti Araştırmaları’na kadar pek çok konu yer alıyor ve yakın zamanda hayata geçirilecek pek çok başlık üzerinde de hali hazırda çalışmalar yapılıyor.

    Vakfımız, dünya piyasalarındaki eğilimler ve politik gelişmeler dikkate alınarak; uluslararası bir bakış ve disiplinler arası bir anlayış ile sektörü ele alıyor ve bu anlayış çerçevesinde 2013 Haziran ayından bu yana aylık olarak Enerji Panorama Dergisi’ni yayınlıyor. “Enerji Panorama” dergisi, özel haber, analiz ve araştırma dosyaları ile kısa sürede sektörün en önemli yayınlarından biri oldu. Enerji sektöründeki gelişmeleri objektif ve doğru bir biçimde yansıtan, sektörün üst düzey yetkililerinden çalışanlarına kadar tüm paydaşların kendinden bir parça bulduğu Enerji Panorama Dergisi; uzman gazetecilerden oluşan araştırma, yazı ekibi ve danışma kurulu desteğiyle hazırlanıyor. Aylık 3 bin adet basım ve dağıtımı yapılan Enerji Panorama, enerji sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin üst düzey yöneticileri başta olmak üzere, enerji sektörüyle ilgili bakanlıklar, milletvekilleri, enerji bürokratları, STK’lar ve akademisyenlere düzenli bir şekilde ulaştırılıyor.

     Sayın Başkanım, Türkiye’nin içerisinde bulunduğu coğrafyadan hareket etmemiz gerekirse, çevremizde yaşanan siyasi gelişmeler; enerji piyasasını, özellikle petrol fi yatlarımızı ve ürünlerini nasıl etkiliyor?

     Sadece Türkiye’de değil; dünyada da enerji sektörü, değişim ve dönüşümden geçiyor. Siyasi ve ekonomik etmenler ile şekillenen petrol piyasasında, küresel talebin gerilemesinden ve küresel ekonominin daralmasından kaynaklanan bir düşüş yaşanıyor. Haziran ayında 107 dolar olan ham petrol fi yatları son 4 yılın en düşük seviyesine gelerek 80 doların da altına indi. Bunlar her ülkenin ekonomik temelleri itibariyle farklı şekillerde etkileneceği gelişmelerdir.

     Ülkemiz, enerji açısından dışa bağımlı bir ülke ve yılda 60-63 milyar dolar sadece petrol ve doğal gaz faturası ödüyor. Petrol fi yatlarındaki düşüş elbette ki, zamanla etkisini gösterecektir. Fiyatların düşme eğilimi göstermesi 2015’te enerji faturasının 42-44 milyar dolarlara inmesine vesile olabilir. Petrol fi yatlarına bağlı olarak azalan emtia fi yatları bizim gibi ithalat ağırlıklı ülkeler için uzun dönemde cari açığın gerilemesini sağlar. Ancak burada önemli olan; her türlü gelişmeyi fırsata çevirmek için olabildiğince öngörülü, birikimli, kısacası hazırlıklı olmak. Tüm dünyada enerji deyince akıllara gelen ilk kaynak petrol ve bu kaynak, elde edilen ürünlerin kullanım çeşitliliği ve yaygınlığı ile uzun yıllardır enerjinin zirvesinde yer aldığı gibi bu konumunu daha uzun yıllar sürdürecektir. Dünyanın tüm yetkin kurumlarının tahminlerine göre, petrol önümüzdeki 30 yıl boyunca dünya enerji ihtiyacının en az yüzde 30’luk bir bölümünü karşılamaya devam edecektir. Bu aralar sektörün dilinden düşmeyen ham petrol fi yatlarının seyri konusu, bir kez daha bu birincil kaynağın siyasi, ekonomik ve stratejik önemini göstermiştir.

    Petrol fiyatlarının son zamanlardaki seyri uzun soluklu bir düşüş mü olacak? Bunu zaman gösterecek elbette, ancak şunu belirtelim: Yeni petrol sahalarının keşfedilmesine yönelik yatırımların artması ve teknolojilerin geliştirilmesinin yolu ham petrol fi yatların da belirli bir seviyede kalması ile mümkün. Yeni teknolojilerin bulunması, yeni düzenlemeler ve teşvikler sektörün her alanı için gündeme geliyor. Elbette, bu gibi öngörülemeyen bazı gelişmeler her zaman söz konusu olacaktır.

    ABD’deki shale gaz devrimi, Almanya’daki yenilenebilir devrimi, Fukuşima sonrası trendler: Nükleerden kaçış, güneşe yöneliş vb. pek çok gelişmeyi sıralayabiliriz. Burada önemli olan nokta şudur: Dinamik ve gelişken piyasa yapısı içinde bu tür gelişmelerin etkilerini öngörmek ve çözüm üretmeye odaklanmak, her türlü yeni gelişmeye hazırlıklı olmak gerekmektedir.

    Türkiye’nin petrol yatırımları hızla devam ederken, yatırım oranları da her geçen gün artış gösteriyor. Yatırımlar ve faaliyetler ile ilgili sizin değerlendirmeleriniz nelerdir? Yapılması gerekenler hakkında neler söyleyebilirsiniz?

     Enerji sektörü, ciddi bir yapısal değişimden geçiyor; kavramlar, oyuncular değişiyor. Sadece petrol için değil; tüm enerji kalemleri ve yatırımcı algısı, köklü biçimde zihinsel dönüşüm içinde. Aboneden müşteriye; kamu hizmetinden elektrik-gaz ticaretine; devlet garanticiliğinden rekabeti esas alan risk üstlenmeye ve doğru hesap yapmaya dayanan geleceği öngörülebilen piyasa yapısına geçiliyor. Tüm bu süreçte, kamu etkinliği gerilerken, özel sektör öne çıkıyor. Türkiye’de bugün 30 bini aşan lisanslı enerji oyuncusu bulunuyor. Enerji sektörünün yarısı, yabancı sermayeye ait durumda. Son 6 yılda bankacılık sisteminin kullandırdığı proje fi nansmanı kredilerinin yüzde 50’si enerji sektörüne verildi. Aynı dönemde Türkiye’ye gelen doğrudan yabancı sermayenin yüzde 40’ı enerji sektörünü tercih etti. İSO 500 içinde enerji sektörünün payı yüzde 25 düzeyine yaklaştı. Son 10 yılda elektrik sektörü ikiye, doğal gaz sektörü 3’e katlandı. Geçen 10 yıllık dönemde serbestleşme, özelleştirme, rekabet ve düzenleme adına köklü reformlar yapıldı.

     Bugün baktığımızda, piyasadan gelen mesajlar, belli çıkarımlar yapılmasına olanak sağlıyor. Buna göre, yatırımcının eskiye oranla daha zor karar verdiği, enerji sektörüne akan fi nansman kaynaklarının azaldığı, yabancı yatırımcının daha az iştahlı olduğu bir döneme giriyoruz. Enerji sektöründeki düzenlemelerin, politikaların ve üretilecek her yeni bilgi ve analizin artık eskisinden de önemli olduğunu kavrayarak buna göre, yeni girişim ve işbirliklerinin yaşama geçirilmesi gerekiyor. Sektör oyuncuları, sadece şirketlerini yönetmeyecek aynı zamanda değişimi ve değişim dinamiklerini de yönetecek.

    Ülkemiz, dünyanın enerji tüketimi sıralamasında 21’inci sırada yer alıyor. Türkiye gibi enerji zengini olmayan ancak hızlı kalkınan bir ülkeyseniz, sürdürülebilir kalkınmayı sağlamanın yolu; enerji stratejilerini, politikalarını ve piyasalarını doğru geliştirmek büyük önem taşıyor. Yani kaynağınız yoksa, iyi çalışan bir piyasanız ve stratejiniz olmalı. Bu stratejileri geliştirecek bilgileri üretecek ve karar alma süreçlerine doğru katkıyı sağlayacak bilgi üretim merkezlerine her zaman daha çok ihtiyaç var. Artık enerji projelerinin bu sektörde uzun süreli var olmayı ve uzun vadeli bakmayı düşünen doğru ellerde yatırıma dönüşeceği bir döneme geçilmiştir. Bu dönemde ön lisans uygulaması gibi, enerji borsası gibi, gelişen ikili anlaşmalar piyasası gibi maliyet bazlı fi yatlandırma gibi çok sayıda araç bu bakışı güçlendirecek niteliktedir. Artık, bugüne kadar hesapsız kitapsız, eski alışkanlıkları ve iş yapma tarzı ile devam etmek isteyen şirketlerin, bu yeni yapıda varlıklarını sürdürebilmesi çok daha zordur.

    EPDK, akaryakıt fiyat oluşumunda yeni bir metodoloji belirledi. Belirlenen yeni metodoloji hakkında neler düşünüyor, etkileri hakkında neler öngörüyorsunuz?

    Petrol piyasası özelinde baktığımızda da, son 10 yılda oldukça köklü değişimler yaşandığını belirtebiliriz. Fiyatların ve ithalatın serbest bırakılması, piyasada faaliyet gösteren tüm şirketlerin lisanslandırılması, sektörün işleyişi, gözetimi ve denetimine yönelik tüm mevzuatın hazırlanması ve en son intifalarla ilgili kararın sonucunda sözleşmelerin yenilenmesine kadar önemli aşamaları geride bıraktık. Artık tüm bu süreçlerin sonunda geldiğimiz aşamada sektörde taşların yerine oturduğunu, günlük veya aylık gelişmelerle uğraşmak yerine sektörün geleceğine dair daha çok düşünüp karar verecek bir aşamaya geldiğini gözlemliyoruz. Petrol, LPG ve madeni yağ konularında denetimlerden, lisanslandırmaya, ulusal marker uygulamasından lisanslı depoculuk faaliyetlerine kadar birçok konuda, önemli yeni düzenlemeler yapıldı ve süreç içerisinde yapılmaya da devam ediyor Çünkü bu kadar dinamik ve önemli değişimlerin yaşandığı bir sektörde, mevzuatların yeni ihtiyaçlara göre yenilenmesi gereken yanları olduğu aşikârdır.

    Bilindiği üzere, Petrol Piyasası Kanunu ile birlikte, 1 Ocak 2005’ten itibaren fi yatlar serbest piyasada dağıtım şirketleri tarafından belirlenmeye başlandı. Ancak, serbestleşme sonrasında piyasada aşırı yüksek fi yat uygulamasıyla karşılaşma ihtimaline karşın; Kanunda fi yatın nasıl belirleneceğine dair kriter getirildi ve fi yat belirlemesinde en yakın serbest piyasalardaki fi yat oluşumu referans gösterildi. Söz konusu Kanunda ayrıca, fi yatların rekabetçi şartlarda oluşmadığı, belirtilen kritere uyulmadığı durumda ise EPDK’ya tavan fi yat belirleme görevi verildi.

     Hedef her zaman güçlü, istikrarlı ve rekabetçi bir enerji piyasasını sağlamaktır. Bu çerçevede, Türkiye’deki akaryakıt fi yat oluşumu 2005 yılından bu yana EPDK tarafından takip ediliyor ve öngörülen kriterlerin ihlali durumunda önce şirketlere uyarı yapılıyor. Gerekli düzeltmenin yapılmaması halinde tavan fi yat belirleniyordu. Yeni düzenleme ile birlikte, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunun 10’uncu maddesinde belirtilen hususlara göre akaryakıt fi yatlarının nasıl takip edileceğine ilişkin karar ile tavan fi yat belirlemesi yapılmamaktadır. Şirketlerin geleceğe ilişkin öngörülerinin sağlam temellere oturtulması için EPDK’nın fi yat takip metodolojisini şeffaf bir şekilde kamuoyu ile paylaşmasını olumlu bir gelişme olarak görüyorum. Metodolojiye yönelik belirsizliklerin azaltılması, hem dağıtım şirketleri hem de sektörün istikrarı için önemlidir. Dağıtım şirketlerinin fi yatlar ve akaryakıt miktarları konusunda tüketiciye yönelik olumlu etkilerini artırması gözden kaçırılmamalıdır. Elbette, sadece tüketicilerin hakları açısından da düşünülmemeli; sektörün tüm katılımcılarının ticari operasyonlarının daha sağlıklı ve daha az maliyetli olması için neler yapılması gerektiği üzerinde sürekli yenilikçi çalışmalar içerisinde olmak gereklidir.

    Eklemek istedikleriniz…?

     Son olarak belirtmek isterim ki, sektörün itibarının teslim edilmesi ve hatta daha da arttırılması için başta sektörde faaliyet gösterenler olmak üzere herkese önemli sorumluluklar düşmektedir. Bu bilinçle yapılacak tüm çalışmalar, sektörel gelişimin bir parçası olacaktır.

     Teşekkür eder, saygılar sunarım… 

    why my husband cheated on me scottdangelo.com why would my husband cheat
    my girlfriend cheated on me what do i do my girlfriend cheated on me with a girl has my girlfriend cheated on me
    should i cheat on my girlfriend read my girlfriend cheated on me what do i do
    married and want to cheat go why do wife cheat
    free sodomy sex stories site put in plastic panties stories adult
    adult intimate stories femchoice.org preteens having sex stories
    walgreens printable coupon click walgreens photo prints
    print free coupons prescription coupon rx coupon
    i want a abortion symptoms after abortion what is an in clinic abortion
    discounts on prescriptions donleyinc.com walgreens coupons in store
    free printable viagra coupons mikemaloney.net coupon for prescriptions
    imitrex pill thepoliticalsword.com amoxil 500mg
    2015 cialis coupon free coupon for cialis lilly coupons for cialis
    viagra discount coupon viagra coupon discount card for prescription drugs
    viagra coupon card softballspa.com viagra.com coupon
    coupons for viagra modelosguayaquil.com prescription drug coupons
    generic cialis discount lipseysguns.com buy generic cialis
    cialis coupons online open free printable cialis coupons
    buscopan dosierung charamin.jp buscopan preis
    ramipril hexal alkohol ilkpirlantam.com ramipril bivirkninger
    cialis femchoice.org cialis coupon
    yasminelle hinta yasmine yasmine
    cialis walgreen coupon cialis cialis coupon
    atarax precio ataraxia ataraxia
    free discount prescription cards martialinfo.com cialis online coupon
    free cialis coupon martialinfo.com prescription drugs coupon
    kamagra shop kamagra jelly kamagra
    diflucan how long to work neryx.com diflucan
    low dose naltrexone withdrawal naltrexone alcoholism medication what is ldn