AZERBAYCAN’DA 310 METRELİK TELEVİZYON KULESİNE ASANSÖR CERSAN’DAN, ÇAMLICA TELEVİZYON KULESİ’NE ASANSÖR YABANCI FİRMADAN

Erdinç YILMAZ Cersan Asansör Yönetim Kurulu Başkanı Erdinç YILMAZ Cersan Asansör Yönetim Kurulu Başkanı

"Firmaların muhakkak yurt dışı bağlantılarının olması gerek. Satış ve hizmet faaliyetlerimizin en az yüzde yirmisinin yurt dışında olması gerekiyor ki, krizlerden en az yara ile kurtulabilelim."

 Erdinç YILMAZ Cersan Asansör Yönetim Kurulu Başkanı

"Marka olmak istiyorsak ülkemizin hangi bölgesi veya semtinde asansör yaparsak yapalım aynı kalitede ve tasarımda yapmamız gerekir. Bedeline göre değil kalitesine göre ürün satmalıyız ve yapmalıyız. Ancak o zaman ülkemizden bir asansör markası çıkar."

 

 

Cersan Asansör Yönetim Kurulu Başkanı Erdinç Yılmaz ile bir araya gelerek sektörü ve Cersan Asansör’ü konuştuk. Sektör hakkındaki görüşlerini de bizlerle paylaşan Yılmaz, “Firmaların muhakkak yurt dışı bağlantılarının olması lazım. Satış ve hizmet faaliyetlerinin en az yüzde yirmisinin yurt dışında olması gerekiyor ki, krizlerden en az yara ile kurtulabilelim.” dedi.

 

Cersan’ın kuruluşu kaş yılında oldu?

Cersan Asansör’ü 1994 yılında kurduk. Cersan aslında ilk önce ‘Cersan Elektronik Araştırma Laboratuvarı’ olarak kuruldu ve o yıllarda Türkiye’deki ilk elektronik kumanda panosuna imza attı. Sene 1986 idi. O zamanki teknolojiye göre üst düzey bir üründü. Daha sonra asansöre yoğunlaştık ve 1994’den bu yana asansör ve yürüyen merdiven sektöründe bakım, onarım, modernizasyon ve montaj konularında faaliyetlerimizi sürdürüyoruz.

Cersan yurtdışında da montaj işleri yapan bir firma. Azerbaycan ve Ukrayna’da da şubeleriniz var, özellikle Azerbaycan’da nitelikli asansörlere imza attınız. Bu konuda neler söyleyeceksiniz?

Evet. Cersan Asansör olarak yurtdışı pazarlara önem veren bir firmayız. Bu amaçla da önce Azerbaycan’da ardından da Ukrayna’da Cersan Asansör olarak faaliyet göstermeye başladık.

 

Azerbaycan’dan başlarsak, kaç yıldır buradasınız? Ve pazardaki payınız nedir?

2007 yılından beri Azerbaycan’da asansör bakımı, onarımı, montajı ve ruhsatlandırması yapabilen tescilli firmayız. ‘Cersan Asansör’ markasıyla Azerbaycan’da asansör ile ilgili tüm sertifikalara sahip olan tek Türk firmasıyız.

Azerbaycan’da da 2 - 3 sene önce bir döviz krizi yaşandı. Petrol varil fiyatının dolar karşısında değer kaybetmesi ciddi manada krize neden oldu. 2018 yılında tekrar normale döndü. Azerbaycan pazarında biz de çok uluslu firmaların yakaladığı asansör montaj adedine ulaşabilmekteyiz.

 

Azerbaycan’da nitelikli asansör projelerine imza attınız. Türkiye’de resmi işlerde, büyük projelerde yabancı firmalara güveniliyor, Azerbaycan’da ise nitelikli projeler için bir Türk firmasına, Cersan’a güveniliyor. Bu konu hakkında neler söyleyeceksiniz?

Azerbaycan’da güçlü bir firmayız ve referanslarıyla, çözümleri ile aranan bir markayız. Sorunuza gelince. Bizim ve sektörümüzün hükümetimiz ile ilgili bir problemi yok. Ama tüm sektörlerde olduğu gibi asansör sektöründe de bürokratlarla ilgili çok ciddi sorunlar yaşanıyor. Ülkemizde kime hizmet ettiğini bilmeyen ve ülkemize büyük zarar veren çok sayıda bürokrat var.

 

Büyük ölçekteki hemen hemen tüm asansör işleri, sayıları beşi geçmeyen yabancı sermayeli firmalar arasında pay ediliyor. Özellikle bazı devlet ihalelerinde kesinlikle tercih edilmesi gereken yerlerde bile çok uluslu firmaları görebilmekteyiz.

 

Yerli firmalarımızın ise en küçük bir hatasında ipi çekiliyor.

 

Bizdeki yabancı hayranlığı inanılmaz derecede fazla. Bunun önüne geçemiyoruz. Sektörü global bazda bilen, sektör hakkında gelecek tayin edebilen, öngörüsü, vizyonu olan meslek birlikteliklerinin ya da gruplarının eksikliği de buna sebep. Sektörümüzün kapasitesini ilgili kurumlara yeteri kadar anlatamıyoruz.

 

‘Global piyasalarda neler oluyor? Yabancı firmalar nasıl başarılı olmuş? Dünya asansör pazarındaki pastanın büyük kısmını nasıl ele almışlar? Nasıl marka olunur?’ gibi sorulara cevap arayacak ve bulduğu cevaplar üzerinde sektörün geleceğini planlayacak yapılara ihtiyacımız var.

Ben, Erdinç Yılmaz olarak çözüm yolunu buldum aslında. Yurt dışında iş yapacağız, yurt dışında marka olacağız ve Türkiye’de marka olmak için enerjimizi harcamayacağız. Ülkemizdeki bürokrasi kafası değişmediği müddetçe, sektörümüzü oluşturan firmalar çalışma tarzlarını değiştirmediği müddetçe ülkemizde asansör sektörü ilerleyemez.

 

-Azerbaycan’da 310 metrelik televizyon kulesine asansör Cersan’dan, Çamlıca Televizyon Kulesi’ne asansör yabancı firmadan...

Azerbaycan’ın en büyük projelerinden birine asansör yaptık. 310 metrelik televizyon kulesine 4m/sn hızında yaptığımız asansörümüz sıfır bakımla, altını çizerek söylüyorum sıfır bakımla 10. yılına girdi. Ne biz ne de başka hiçbir firma bakım yapmıyor. Kendi kendine çalışıyor sadece birkaç kere arıza yapmıştı ona müdahale ettik, o kadar. Azerbaycan’da yapılan iyi işler de kötü işler de çabuk duyuluyor. Başarılı bir şekilde yaptığımız bu önemli proje de tüm ülkede duyuldu ve bizden çok memnunlar. Azerbaycan da TV Kule projesinden başka birçok büyük projeye imza attık. Bütün kritik noktalara, mesela şu anki Haydar Aliyev Kültür Merkezi’nde 8 tonluk, kuyu dibi 35 santimetre, son kat yüksekliği 3 metre 80 santimetre ama kabin içi 3 metre 50 santimetre olan bir asansörümüz var. Bundan başka 39 metre, 5 tonluk yük asansörümüz var ve hepsi devlet binalarında. Sınır Kuvvetler Komutanlığı’nda ki, direk komutanın bindiği, iki adet panoramik asansörümüz var. Olimpiyat komitesinde yine panoramik asansörümüz var. Bu sene villa ve konut projelerine de başladık. Bu konutlar da özel tasarım gerektiren projeler… 

Azerbaycan’da hayatımızdan memnunuz. Ancak Türkiye’nin özel projeleri konusunda aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Ülkemizde yabancı hayranlığını ve yerli asansörcülerimize bakış açısını gözler önüne sermek adına Çamlıca’da inşa edilen televizyon kulesi güzel bir örnektir. Azerbaycan’da televizyon kulesini Cersan’a 2007 yılında emanet ettiler ancak yıl 2018 Türkiye’deki Çamlıca televizyon kulesi, yerli bir firmanın iyi bir referansı olmasına rağmen, yabancı bir firmaya emanet edildi. Ve projenin yabancı bir firmaya verilmesi için de büyük çaba harcandı.

 

Ukrayna’daki faaliyetlerinizden de bahseder misiniz?

Ukrayna’da da Azerbaycan’da olduğu gibi asansör ile ilgili tüm sertifikaları olan; montaj, imalat, bakım, onarım işlerini kendi bünyesinde yapabilecek şekilde prosedürlerini tamamlamış bir firmayız.

 

Biz herhangi bir ülkeye girdiğimiz zaman ‘Önce kazanç sağlayalım sonra yatırım yapalım’ demiyoruz. Ukrayna’da bin metrekarelik bir malzeme depomuz var. Firma olarak hedeflediğimiz pazarlarda önce gerekli belge ve sertifika çalışmalarımızı tamamlıyor, tüm bürokratik aşamaları bitiriyor ondan sonra aktif olarak çalışmaya başlıyoruz.

 

Aslında Ukrayna’da 2008-2010 yılları arasında çok ciddi projelere imza attık. O dönemlerde ülkenin yaşadığı kriz sebebiyle projelere ara vermiştik. Şimdi tekrardan Kiev merkezde bir senedir faaliyetlerimize devam ediyoruz. Asansör markette çok çeşitli markalarda yedek parçalar da satıyoruz. Ukrayna’nın en büyük firmalarına komponent tedarikinde bulunuyoruz. Ukrayna’da sattığımız tüm ürünler Türk malı. Yabancı marka olarak sadece kapı satıyoruz.

 

Ukrayna’da asansör market olarak çıktığımız yolculuğumuza aynı zamanda bakım - onarım ve montaj taleplerinin yoğun olarak gelmesiyle birlikte şirketimizin yapısını o yönde de aktif ederek devam ediyoruz.

 

Ukrayna’da çalışacak ekibi nasıl bir araya getirdiniz? Türkiye’deki ekipler ile mi çalışıyorsunuz?

Türkiye’den ekip götürmedik, Ukrayna’da Azerbaycan’dan transfer ettiğimiz arkadaşlarımızla hizmet veriyoruz. Lisan problemi de çekilmemesi adına ekiplerimizi Azerbaycan’da çalışmış olduğumuz ekiplerle takviye ediyoruz. Ülkemizde maalesef işçilik konusunda oldukça sıkıntılar yaşadığımız dönemler oldu. Bu süreçlerde Türkiye’den işçilik manasında ekip takviyesi yapmadık.

 

Oradaki ekip arkadaşlarımız Türk asansörlerini iyi biliyorlar ve proje okumaya çok hakim nitelikli iş gücüne sahipler. Yurt dışında bu nitelikte ekip kurmak ve onlardan performans almak çok daha kısa sürede ve ihtiyaca uygun olmaktadır.

 

Hem sektörümüz hem de ülke ekonomimiz sıkıntılı günler geçiriyor. Siz, firma olarak yaşanan krizden etkilenmemek adına neler yapıyorsunuz?

Gördüğüm ve duyduğum kadarıyla piyasalarda umutsuzluk hakim. Aslında içinde bulunduğumuz sıkıntılı ortamı fırsata çevirebiliriz. Zaman tam olarak ihracat yapılacak zaman. Biz şu an dünyanın her yerine asansör satışları yapabilecek bir noktadayız.

Ben bir kriz bekliyordum. İnşaat sektörünün zaten duracağını biliyorduk. Ama bir döviz krizi beklemiyorduk, inşaatın da kriz olarak değil yavaşlayıp duracağını bekliyorduk. Piyasalardaki konut ihtiyacının azalışa girdiğini ihaleye çıkan konut projelerinin sayısının azalmasından anlayabilirsiniz. Piyasalar konuta yeterince doymuş durumdaydı.Ama dolar krizi patlak verince sektördeki bu daralma çok daha ağır bir krize dönüştü.

 

Bu krizin şöyle bir avantajı da var aslında, bunu iyi değerlendirmek gerekir. Kar marjlarımızı sadece asansör sektörü olarak düşünmeyin her sektör için, yani inşaat sektörünün tamamında yükseltebiliriz.

 

Sektörümüz ve müteahhit firmalar arasında öyle pazarlıklar oldu ki; yıllar içinde yapılan bu pazarlıklarla hem kar marjları hem de asansör kaliteleri aşağıya doğru düşüş sergiledi. Şu anki kar marjları brüt yüzde 10’lara kadar düşmüş pozisyondadır. Bu fiyat düşüşlerinde çok uluslu firmaların da oldukça katkısı bulunmaktadır. Son 30 yıldır ülkemize giren paket asansör adı altındaki kopmonent malzemelere uygulanan ‘0’ vergi ile de bu devletimizce desteklenmiştir.

 

Türkiye’deki inşaat sektörünün çok hızlı büyümesi avantaj gibi görülmesine karşın gerek ülke ekonomisi gerekse sektörümüz için dezavantaj olmuştur. Yapılan inşaat yatırımları, daha uzun vadeye yayılarak daha sağlam temelleri olan firmaların büyümesi yerine daha çok firma oluşumuna sebebiyet verilmiştir. Sermayesi ve yapılanması olmayan birçok inşaat firması ve buna bağlı asansör firması oluşumuna katkı sağlamıştır. Sektör içinde rakipler ve rekabet oldukça artmıştır. Kıran kırana rekabet gerçekten bu işi uzun yıllardır yapan firmaları zor duruma sokmuştur.

 

-Krizlerde en az yara ile çıkmak için ise tek yol ihracat. Yurt dışına herkesin gitmesi gerek.

İşte bu krizi ön görmüş, ön görebilen firmalardan bir tanesiyiz. Bizim yurt dışı yatırımlarımızla ilgili orta vadede bir planımız vardı ancak bu süreci daha erkene çektik. Firmaların muhakkak yurt dışı bağlantılarının olması gerekir. Satışlarının en az yüzde yirmisinin yurt dışında olması gerekir. O firmaları batırmanız mümkün değildir. Türkiye’deki 3 bin 500 yüz asansör firmasından kaç tanesi ihracat yapma potansiyeline sahiptir bilmiyorum, gerekirse birleşip yapabilirler çünkü hala yurt dışında bir pazar açığı var. Türkiye’deki asansör camiası doğru ürünleri doğru işçilikle bir araya getirirse mühendislik bilgisini geliştirirse yurtdışında herkes çok yol kat edebilir. 

 

Doğru ürünü, doğru işçilikle bir araya getirmekten bahsettiniz. Türk Asansör sektörünün bir başka sorunu da kalifiye eleman ve asansör mühendisi eksikliği. Bu konuda neler söyleyeceksiniz?

Kalifiye elemen için meslek liselerindeki asansör bölümü öğrencilerinin bakım-onarım-montaj uygulamalarının yapılacağı test kuleleriyle donanmış ve müfredatı tamamen sektör tarafından hazırlanmış nitelikli mezun gençler ile buluşması gerekmektedir. Ayrıca makine ve elektrik mühendisi çalıştırma zorunluluğu olan asansör montaj firmaları mühendis çalıştırma işini bir zorunluluk olarak değil ihtiyaç karşılayacağı bir birim olarak görmeli. O zaman mühendislik açısından çok daha etkin ve verimli bir mühendis kadrosuna sahip olabiliriz.

 

Asansör tasarımla başlar. Tasarımı mühendis arkadaşların yapması gerekmektedir. Yani yapıya ve kullanıma uygun asansör. Örneğin hastaneye asansör yapıyorsanız dünyanın en kaliteli asansör kapısını alın güçlendirilmiş eşik veya çelik eşit kullanmıyorsanız o kapılar mutlaka problem yaşatacaktır. Bizim işimiz bir sistem işidir. Tasarımından, projelendirilmesine, trafik analizine, doğru malzeme seçimine, doğru montajına, son kontrolüne ve servisine kadar ürün ve nitelikli personel istihdam birleşimidir. Bunlar bir bütündür. Yerli üretim firmaları mutlak Ar-ge çalışmasıyla ürünlerini geliştirmeli, montaj firmaları da uygulama esnasındaki sıkıntıların geri bildirimini mutlaka üretici firmalara yapmalıdır. Eğer üretici firmalar ürünlerinin kalitesini düzeltmiyorsa ve biz taahhüt firmaları bu ürünleri almaya devam ediyorsak sektörümüzün bir yere gelme şansı yoktur.

Türkiye’deki çok uluslu firmaların asansörlerinin tasarımı hariç; uygulama, son kontrol, montaj, teknik servis işleri Türk çalışanlar tarafından yapılmaktadır. Yerli üreticilerimizin buradan komponent üretiminin ne kadar önemli olduğunu anlaması gerekmektedir.

 

Şubelerimizin bulunduğu pazarlarda Türk asansör markalarının imajı çok iç açıcı değildi. Bizim bu kötü düşünceyi yıkmamız biraz zaman aldı. Paket asansör oluşturulması ve hatta ihracatı, şu an birçok komponent üretici firması tarafından, müşterinin talebine göre yapılmaktadır. Oluşturulan paket asansörler müşterinin özellikle müteahhit firmaların talebine göre en ucuz şekilde hazırlanmaktadır. Tabi ki tasarım, yani binaya ve kullanım amacına uygunluğu, komponent uyumu işin içine katılmadığı için; maalesef yurt dışında bu asansörlerin işleve uygunluğunu sağlaması mümkün olmamakta. Bu da Türk asansör sektörüne bakışı olumsuz yönde etkilemektedir.

 

Yurt dışında ayrıca efor sarf ettiğimiz bir konu da fiyat değil sistemin uygunluğu ve uzun yıllar hizmet vermesiyle birlikte servis hizmetidir.

 

Ukrayna’da ise şu an fiyat farklılığını yenmeye çalışıyoruz. Biz bir sistem sattığımızı ve sistemin önce fiyatla değil sistem uygunluğunun önemini vurguluyoruz. Tabi ki bu ülkelerde yerleşik bir düzenimizin olması pazardaki rekabette öne çıktığımız konulardan.

 

Türkiye’de global piyasalarda tanınan bir marka çıkamamasının sebebi nedir?

Marka olmak istiyorsak ülkemizin hangi bölgesi veya semtinde asansör yaparsak yapalım aynı kalitede ve tasarımda yapmamız gerekir. Bedeline göre değil kalitesine göre ürün satmalıyız ve yapmalıyız. Ancak o zaman ülkemizden bir asansör markası çıkar.

 

Ama devlet desteklerse...

 

Son olarak, Cersan’ın yeni projeleri, hedefler var mı?

Şu an Cersan olarak gemi sektörünŞu an Cersan olarak  “MARİN” sektörüne giriyoruz. Denizcilik sektöründe faaliyet gösteren firmaların üretmekte olduğu gemilerde çalışacak asansör projeleri yapıyoruz. Mesaimizi yoğun bir biçimde “MARİN” sektöründe harcamayı planlıyoruz. Asansör konusunda  “MARİN” sertifikası almak için çalışmalara başladık. Yoğun bir dönemden geçeceğiz, çünkü sertifikalar çok özel ve ağır şartları yerine getirmeyi gerektiriyor. Cersan olarak bu sektörde de çok iddialı olacağız. Dünyada bu anlamda çok ciddi bir açık var.

 

“MARİN” işinde şu an elinizde projeniz var mı?

Evet, var. Aynı gemide 5 adet asansör için anlaşmamızı yaptık. Ardından aynı tersaneye ait başka bir gemi için de görüşmelerimiz devam ediyor.

 

Hedefimiz 2019-2020 yılında “MARİN” sektöründe aranılan bir marka haline gelmek. Şu an yolcu gemilerine yapıyoruz, ilerleyen zamanda yük gemilerine, tankerlere yapacağız, inşallah. Zor ama bir o kadarda keyifli bir iş. Asansör mühendisliğinin uygulandığı bir alan olacak.

Rate this item
(0 votes)
Haber Servisi

Asansör Vizyon Haber Servisi

Leave a comment

Make sure you enter all the required information, indicated by an asterisk (*). HTML code is not allowed.

reklam3

Son Tweetler

@MuzafferYasar42 @ieeedumlupnarcs @RoyalCert_TR @DumlupinarOBS @dpukonsey @ieeetrsb @Dputv @GundemAsansor Muzaffer… https://t.co/UtvlZgfZWm
@MuzafferYasar42 @RoyalCert_TR @emoorgtr @bursaemo @MMOtmmob @MMOBursa @Bursad1994 @asansormuh @Bursagundemi Yaptığ… https://t.co/zoC4tOWelx
Asansör Vizyon ve Lift Vision İOS ve Android mobil uygulamaları çok yakında sanal marketlerde
Takip Et Asansor Vizyon on Twitter