BUGÜN GİT YARIN GEL… HATTA SEN, GİT GİT GEL

Her türlü standardı hazırlama ve hazırlatmak amacıyla kurulmuş olan Türk Standartları Enstitüsü’nün görevleri arasında “Standartlarla ilgili araştırma yapmak ve ihtiyari standartların uygulanmasını kontrol etmek için laboratuarlar kurmak, kamu sektörü veya özel sektörün isteyeceği teknik çalışmaları yapmak ve rapor vermek.” de var.

Sektör paydaşlarımızdan biri olan milli kuruluşumuz Türk Standartları Enstitüsü’nün (TSE) sektörümüzün gelişmesi adına daha ciddi görevler yüklenmesi gerektiğini her platformda dile getirdim.

Ama bu güne kadar yaşadığımız sorunlar sebebiyle artık bu kuruluşumuzla çalışmak istemediğim gibi katıldığım toplantılarda da “Mümkünse TSE ile çalışmayın” diyecek duruma geldim.

Şöyle ki, Aralık ayında TSE Kayseri Yangın Laboratuarına deney başvurusu yaptık. Ocak ayında deney yapılacakken ‘cihaz bozuldu’ sebebi öne sürülerek işlem uzadı da uzadı.

Arada arayıp sormamıza rağmen; ‘Yok, efendim kalibrasyon gazlarını sipariş ettik, bekliyoruz.’ ‘Yok, efendim gaz tedarikçisinden onay cevabı gelmedi’, ‘Yok, efendim Ankara’dan genel sekreter yardımcısı onay vermedi’ gibi bahanelerle başvuru sonucumuzun üzerinden aylar geçti.


Çözüm olması adına ‘Kalibrasyon gazlarını biz tedarik edelim, hemen deneyi yapın’ teklifinde bulunduk. Kabul etmelerine rağmen yine 4-5 gün bekletildik. Ve sonunda Nisan ayından hemen önce deneyi yaptırabildik.

Peki, TSE çilemiz bitti mi? Tabi ki hayır.

Nisan ayı bitti ama Mart ayı sonunda yaptırdığımız deneyin raporları hala bitmedi.

Nasıl ki, devlet dairelerinde oturduğu koltuğun hakkını veremeyen çok sayıda bürokratımız ve memurumuz varsa TSE’de de koltuklarını dolduramayan işlerinin gereğini yapmayan çok sayıda çalışan var.

Bir kez daha şahit olduk ki; güzel ülkemizde sanayiciyi destekleyip onlarla işbirliğine giderek kaliteyi ve bilgiyi arttırması gereken TSE gibi kuruluşlar, basiretsiz ve kalitesiz çalışanlarıyla sadece bizlere ayak bağı olmaktan, bizleri gereksiz angaryalar ile uğraştırarak vakit kaybetmemize sebep olmaktan başka bir işe yaramıyorlar.

Sayın TSE yetkilileri,

Bir gün bir belediyenin başkan yardımcısıyla görüşme halindeyken odaya işe yeni alınmış torpilli bir zat girmişti. Bizim torpilli, çalışılacak pozisyon konusunda müdür ile pazarlık yaptıktan sonra gitti. Başkan yardımcısı müdüre dönerek “Bu adam sakın çalışacağı birime gitmesin. Maaşını alsın yeter. Diğer çalışanlarımızı da işten soğutur” demişti.

Şimdi merak ediyorum. Acaba TSE’de de bu zat gibi çalışanlar mı var?

Eğer öyleyse lütfen bu gibi adamları çalıştırıp bizleri de kendinizi de rezil etmeyin.
Biz de hiç mi suç yok? Elbette var…

Hem biz de ve hem de bizleri temsil eden, daha doğrusu ettiklerini sanan Mesleki Birliklerimizde…

Bir gün Sokrates’e; “Sen nesin, kimsin kendini bir tarif et” derler...

Gelmiş geçmiş tüm Filozofların babası kabul edilen Sokrates cevap verir:

“...Ben bir at sineğiyim... Miskin, miskin ayakta duran bir atın karnına, sırtına konan, at’ın arada-sırada kuyruğunu sallamasına yardımcı olan, onu hareket ettiren bir at sineği...” der.

Aslında “At Sinekliği’ vazifesi hepimizin asil vazifesidir, de...
Artık ..k sinekliğini bırakıp at sineği olmamız gerekiyor. At sineği olmalıyız ki miskin miskin duran atları harekete geçirebilelim.

Mevkisini hakkıyla kazanan ve ‘Bugün Git, Yarın Gel’ demeden iş bitiren herkese,

Saygılarımla

Rate this item
(0 votes)
Fehmi Pireci

Makine mühendisi
Asansör Kontrol Teknik Müdürü

Latest from Fehmi Pireci

Leave a comment

Make sure you enter all the required information, indicated by an asterisk (*). HTML code is not allowed.

reklam3

Son Tweetler

den/dan Instagram
asansorvizyondergisi https://t.co/f5GeBz3Adp . . . . . . . #asansörvizyondergisi #asansor #asansör #lift… https://t.co/5sVVWPcm8Z
https://t.co/kxtlr5NAlO
https://t.co/32QFeb6hzd
Takip Et Asansor Vizyon on Twitter