ARKEL, YILDA 150 BİN ELEKTRONİK KART VE CİHAZ İLE 5 BİN ADET KUMANDA PANOSU ÜRETİYOR

1998 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi Elektronik Mühendisliği mezunu iki arkadaş tarafından Fikirtepe’de küçük bir ofiste kurulan, bugünse asansör sektörünün global oyuncularından biri olan Arkel'i, CEO'su M. Cenk Ceylan'dan dinledik.

Cenk bey merhaba. Arkel’i okuyucularımıza anlatır mısınız?
Arkel 1998 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi Elektronik Mühendisliği mezunu iki arkadaş tarafın- dan Fikirtepe’de küçük bir ofiste kurulmuş. Kurucu ortaklar bir takım elektronik kart tasarımları ile başlayıp, bazı aile büyüklerinin yönlendirmeleri üzeri- ne, asansör sektöründeki firmaların basit talepleri doğrultusunda, o zamanlar birçoğu ithal edilen kart ihtiyaçlarını karşılamak için başlamışlar. Sonrasında ise, önce prototip daha sonra da ufak çaplı seri üretim yapabilecekleri bir yere geçerek hedeflerini büyütmüşler.

Bugün ise Arkel, asansör kumanda kartları, kuman- da panoları, acil kurtarma sistemleri, revizyon ve alarm setleri, VVVF sürücü, tümleşik ve monoblok asansör kontrol ünitesi, imalatını, sektörde ihtiyaç duyulan diğer elektronik cihazların tasarımını ve üretimini yapan, sektörün Ar-Ge ve mühendislik hizmetleri alanındaki öncü markasıdır. Günümüzde direkt veya dolaylı satışlarla Avrupa, Ortadoğu ve Hindistan’a kadar 50’den fazla ülkede isim ve teknolojisini duyurmuştur

Arkel’in üretim tesisi ve makine parkı hakkında bilgi verir misiniz?
Arkel olarak 10.000 metrekarelik kapalı alana sahip tesislerinde, 25 makine ve 100 kişilik üretim hattı çalışanı ile yılda 150 bin elektrik kart ve cihaz ile 5 bin adet kumanda panosu kapasiteli üretim yapmaktayız.

Ürün gruplarınız ve hizmetleriniz hakkında neler söyleyeceksiniz?
Arkel olarak, tamamen asansör sektöründeki tüm elektronik sistemlere yönelik çözümlere odaklanmış bir şirketiz. Bu bağlamda asansörün elektrik ve elektronik tüm ihtiyaçlarını karşılayacak ürün gruplarımız mevcuttur. Bunlardan başlıcaları, Asansör kuman- da kartlarıyla başlayarak, VVVF motor sürücüler, yine Arkel’in 2013 yılında piyasaya sunmuş olduğu tümleşik kontrol ünitesi, tüm çevre birimler, kapı kontrol kartları, yine asansörden veri toplamak için geliştirmiş olduğumuz Arlift ve Arline gibi veri toplama ve 81-28 diyafon sistemi üzerinden de yine asansör arıza verilerinin toplanabileceği sitemler ve bu toplanan verilerin işlendiği ve müşterilerimize hizmet olarak sunduğumuz Arkel Cloud sistemi. Bu sistem web tabanlı bir uygulama olup tüm müşterilerimizin kullanımına açık ve asansörlerinin durumlarını uzaktan erişimle internet üzerinden izleyebildikleri bir imkân sağlamaktadır. Ayrıca yaklaşık 2018 yılının ilk çeyreğinden itibaren piyasaya sunduğumuz Arkel’in sabit mıknatıslı senkron motoru da ürün kapsamımıza girmektedir. Tüm bu ürünlerin yanında Arkel olarak biz komple hazır tesisat, kablosuyla beraber kat ve kabin kasetlerini de içermek kaydıyla tak çalıştır mantığında sistemler halinde müşterilerimize ürünlerimizi ve hizmetlerimizi sunmaktayız. Özellikle satış sonrası hizmetlerimize değinmek istiyorum. Arkel tüm tarihi boyunca müşterileri nezdinde en güçlü olduğu tarafı özellikle satış sonrası teknik hizmetler birimidir. Çok farklı dillerde, tüm dünyadaki müşterilerimize gerek uzaktan erişimle gerekse de ihtiyaç halinde sahada, yerinde hizmet şeklinde satış sonrası hizmetlerimizi de devam ettirmekteyiz.

Yeni ürün gruplarınızın özelliklerini anlatır mısınız?
Yeni ürün gruplarımızın başlıcalarını saymak gerekirse, İstanbul asansör fuarında bu sene lansmanını yapmış olduğumuz KM 30S kapı kontrol kartı, ARLINE ismini verdiğimiz EN 81-28 acil durum haberleşme sistemi ve monoblok asansör kontrol ünitesi olarak adlandırdığımız ARCUBE ürünlerimizi sayabiliriz.

KM 30S ile başlamak gerekirse; KM 30S bildiğiniz üzere kapı kartları üreten Arkel’in özellikle seri tesisat entegrasyonu kapsamında geliştirmiş olduğu yeni seri bir sistemdir. Canbus üzerinden sisteme entegre olabilen haberleş- meli bir karttır. Dolayısıyla KM 30S mevcut ARCODE ve yeni lansmanını yaptığımız ARCUBE sistemlerinde kullanılan seri tesisata doğrudan bağlanarak kontrol fonksiyonlarını ve veri iletişim fonksiyonlarını bu hat üzerinden yapmaktadır. Ayrıca yine yeni bir özellik olarak KM 30S daha önce kapı kontrol kartlarında Arkel’in sadece kapı kontrol kartı olarak hizmet verdiği sektöre sabit mıknatıslı motoru ile beraber mekanizmalara kolayca uygulanabilecek bir set halinde müşterilerimize sunmuş olmamız, çok gelişmiş özellikleri sayesinde KM 30S’den toplanan veriler kontrol sistemi vasıtasıyla ve haberleşme modüllerimizle aynı zamanda cloud sistemimizden de izlenebilir, arıza takipleri yapılabilir bir kapı kontrol sistemidir.

Bildiğiniz üzere EN 81-28 standardı ile beraber acil durum haberleşme sistemlerinin zorunluluğu da ülkemize gelmiş bulunmaktadır. ARLINE, alışılagelmiş sadece acil durum kurtarma fonksiyonunun yanı sıra birkaç özelliği daha içermektedir. Bunlardan bir tanesi kendi içinde dahili olarak entegre edilmiş intercom sistemi sayesinde servis bakım personelinin master ve slave diye tabir ettiğimiz modülleri arasında doğrudan intercom fonksiyonu ile haberleşmelerini sağlarken, aynı zamanda daha önce bahsettiğimiz AR- LIFT isimli veri toplama cihazımıza benzer şekilde asansördeki arıza kayıtlarının toplanarak ayrıca bir ekipman gerektirmeksizin Arkel Cloud (Bulut) siste- mine bu verileri iletebilmektedir. Arline da bu bağlamda piyasadaki diğer EN 81-28 haberleşme cihazlarından bir adım öne çıkmaktadır.

En çarpıcı yeni ürünlerimizden bir tanesi de yine Asansör İstanbul Fuarı’nda lansmanı yapmış olduğumuz ve daha sonra da farklı illerde tanıtımlarını gerçekleştirdiğimiz Arcube ürünümüz. Arcube için özel bir paragraf açmak- ta fayda var. Arcube’ü daha önce Arkel’in dünya asansör sektörüne kazandırmış olduğu tümleşik yapıdan yeni bir döneme geçişin çözümü olarak değerlendirmek gerekir. Bu çözümün ismini biz monoblok asansör kontrol ünitesi olarak adlandırdık. Monoblok’tan kastımız nedir: Tek bir gövdede tek bir yapıda ve tamamen fabrikada üretilmiş bütün testleri yapılmış komple bir kontrol ünitesinden bahsediyoruz. Yani bir pano içine konulan bir cihazdan öte artık tamamen sahada montajı hazır Arkel güvencesi ve Arkel kalitesi ile test edilerek müşterilerimize sunulan yepyeni bir yapı. Bu yapı oldukça kompakt ve özellikle panolu çözümlere kıyasla yer ihtiyacı ve yer sıkıntısı olan uygulamalarda büyük avantaj sağlamak- tadır. Oldukça hafif olması itibarıyla montaj kolaylığı, sahada taşıma kolaylığı ve daha kolay işçilikle devreye alınma imkanlarını tanımaktadır. Kontaktörsüz yapısıyla sessiz çalışmaktadır. Performansı oldukça yüksek ve daha önceden Arcode ürünümüzden alışılagelmiş hem performans hem de konforu sağlayan bir çözüm. Özellikle direk duruş özelliğinin de Arcube’de devam ediyor olması müşterilerimizin tercih edeceği önemli özelliklerden bir tanesidir. Arcube özellikle daralan asansör pazarında öne çıkan revizyon işlerine uygun, mevcut asansörlere de çok hızlı adapte edilebilecek hem asenkron hem senkron motorla çalışabilen, hem paralel hem seri tesisatla çalışabilen, hem açık çevrim hem kapalı çevrim çalışabilen, çok farklı ihtiyaçlara tek bir cihazla çözüm sağlamamıza olanak tanıyan yepyeni bir dönemdir. Arcube sadece Türkiye pazarı için değil aynı zamanda tüm dünya asansör pazarı için de yepyeni ve eşi benzeri olmayan bir üründür.

Arcube bu anlamda sektörde alışılagelmiş birçok uygulamayı değiştirmektedir. Bunların başlıcası raftan hazır bir ürün olması nedeniyle teslim süresi açısından oldukça avantajlı bir üründür. Yani bir asansör kurulu- mu için pano imalatının süresinin beklenmesine gerek kalmaksızın uygun motor özelliklerindeki Arcube, sadece tespit edilerek satış kanallarımız vasıtasıyla ya da Arkel tarafından müşterilerimize raftan teslim şeklinde sağlanabilmektedir. Ayrıca mevcut olan Arkel ürünleriyle de entegrasyonu tamdır. Bu anlamda büyük avantaj sağlamaktadır. Özellikle Arkel ile çalışmakta olan müşterilerimizin ellerindeki ürünleri Arcube ile beraber değerlendirmelerine olanak tanımaktadır. Bir diğer avantajı arttırılmış gerçeklik uygulaması ile yakın zamanda müşterilerimiz tüm montaj, kurulum, servis, bakım ve arıza tespit olanaklarını cep telefonlarına indireceği bir uygulama üzerinden kontrol edebilecekler. Ayrıca teknik hizmetler bölümümüzün uzaktan erişim imkânıyla doğrudan sahaya yine arttırılmış gerçeklik uygulaması ile destek hizmetlerini sağlayabileceği bir platformu da gerçekleştirmekteyiz. Bu da asansör sektörü için çok yeni bir konsept. Arkel olarak bu konsepti ilk olarak gerçekleştirdiğimiz için çok mutlu ve gururluyuz.

Haziran 2018 tarihinde Ar&Ge merkezi olarak tescillendiniz. Ar&Ge çalışmalarınız hakkında da bilgi alabililir miyiz?
Dediğiniz gibi Arkel olarak Haziran 2018’den bu yana resmi Ar&Ge merkezi olarak faaliyetlerimizi sürdürmekteyiz. Resmi Ar&Ge Merkezinin tanımını burada anlatmak istemiyorum ama değerli okuyucular aşinadır, belli kriterleri sağladığınız ve gerçekten yeni ürünler tasarlayıp bunların mühendisliklerini gerçekleştirdiğiniz ve bunları üretime kavuşturduğunuz projelerinizin olması gerekmektedir. Ve belli eleman sayısında bulunmanız gerekmektedir. Biz şu anda tüm bu kriterleri sağlamış ve resmi Ar&Ge merkezi olarak yaklaşık 20’nin üzerinde proje ile Ar&Ge faaliyetlerimize devam etmekteyiz. Ar&Ge bizim için en önemli fonksiyonlardan bir tanesi ve bunun nedeni Arkel’in dünya asansör sektöründe şu anki konumumuzu sağlayan bu konuma bizi getiren ve bundan sonra da bu konumda açık ara sektörün önünde ilerlememizin tek olanağı yeni ürünler yeni sis- temleri tamamen kendimizin dizayn etmesi ve buluşlar yapmasıdır. Az önce bahsettiğim ARCUBE ve daha öncesinde 2013 yılında lansmanını yaptığımız ARCODE bunlara birer büyük örnektir. Bunlar asansör sektörünün gerçekten değişim süreçlerinin yol haritasını belirleyen sistemlerdir ve bunların geliştiricisinin arkel olmasının en büyük nedeni de güçlü Ar&Ge faaliyetlerine her zaman yatırımlarını devam ettirmesidir. Bu yıl Mayıs 2019 sonu itibariyle de teknoparktaki birimimizi hayata geçirmiş durumdayız. Buradaki amacımız da özellikle inovatif projelerimizin teknopark şemsiyesi altında farklı disiplinler ve farklı sektörlerden firmaların Ar&Ge birimleriyle de görüş alışverişleri yaparak gerek bizim farklı sektörlerden fikirler almamız, gerekse de kendi fikirlerimizi faklı sektörlerdeki uygulamalara kavuşturabilmemiz için bir teknopark çatısında da bulunmayı uygun gördük ve buradaki faaliyetlerimizi de devam ettirmekteyiz. Teknoparktaki Ar&Ge organizasyonumuz mevcut Ar&Ge birimimize bağlı olarak çalışmalarına devam etmektedir. Biz Ar&Ge projelerimizi hiç durmaksızın sürdürüyoruz. Bu sene lansmanını yapmış olduğumuz ARCUBE yepyeni bir sistem olsa dahi bir sonraki sistemin mühendisliğine ve tasarımına ARCUBE projesinden itibaren hali hazırda başlamış bulunmaktayız. Dolayısıyla Ar&Ge bizim için hiç bitmeyen bir süreç olup çok farklı ürün ve çözümler üzerinde onlarca proje ile devam etmektedir.

Arkel satış ve pazarlama ağını nasıl kurguluyor?

Firmamız satış ve pazarlama ağını 2 başlıkta değerlendirmeliyiz. Birincisi Arkel’in çok güçlü olduğu Türkiye pazarını bir değerlendirmemiz gerekir. İkincisi de globaldeki Arkel yapılanması ile ilgili konuşmak isterim. Türkiye yapılanmasında özellikle yeni çıkan sistemimiz ARCUBE, bize satış ağımızı pazarda alışılagelmemiş değişik bir yönteme ve şekle dönüştürmemize olanak sağladı. Hem de büyük bir fırsat olduğunu düşünüyoruz. Bildiğiniz üzere daha öncesinde bizden elektronik kartları ve cihazları alan firmalarımız bu cihazları ve kartları bir pano ve sistemi haline getirerek pano müşterilerine ulaştırmaktaydı. Tabi ki ARCUBE, fabrikada bitirilmiş, test edilmiş komple bir sistem olması itibariyle artık pano müşterilerimizin bu pano imalatçılarımızın aslında pano örme ve pano yapma gereksinimini azalt- makta ve kolaylaştırmaktadır. Tabi biz bunu pano firmalarımız için büyük bir fırsat olarak görüyoruz ve onları da yeni kurmuş olduğumuz satış kanalımızla bir Arkel ailesi oluşturmak maksadıyla ARCUBE satış partnerleri uygulamamızı başlatmış bulunuyoruz. Şu anda daha önce asansör fuarında da isimlerini beyan ettiğimiz ARCUBE iş ortakları vasıtasıyla ARCUBE’ümüzün satışı başlamış bulunmaktadır. Fakat tabi bu sadece iş ortaklarımız ile sınırlı değil. Biz halihazırda çalışmakta olduğumuz asansör paket firmalarıyla ve montaj firmalarıyla da satış çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Daha öncesinde Arkel ile doğrudan çalışan ya da çalışmayan diğer pano firmalarımızın da mutlaka ve mutlaka iş ortaklarımız ile birlikte hareket edeceğine inanıyoruz. İş ortaklarımız da bu konuda stratejimize sahip çıkacaklardır ve tüm pano imalatçı firmalarımızı bizim iş ortaklarımız vasıtasıyla birer satış kanalı olarak görüyoruz. Onların da bu aileye katılmalarını sağlayıcı her türlü çalışmayı ve desteği yerine getiriyoruz. Bu Türkiye özelindeki yeni kanal satış yapılanmamız.

Globale değinmek gerekirse, globalde bildiğiniz üzere 2 yıldır Hindistan’da Arkel olarak şirketimiz bulunmak- tadır. Orada doğrudan ve yine satış kanalı vasıtasıyla ARCUBE’ün satışını gerçekleştiren ve her eyalette lokal satış gücüyle bulunan geniş bir satış kadromuz ticari hayatını ve faaliyetlerini devam ettirmektedir. Fakat tabi bu bizim için yeterli değil. Arkel globalleşen dünyada şu anda 50’nin üzerinde ülkeye ihracat yapan bir şirket olarak bizim özellikle belli bölgelerde bu yıl içinde gerek yerel ofisler açarak, yerel teknik destek elemanlarını da bu ofislerde barındırarak ve satış kadromuzu da yine bu coğrafyalarda genişleterek müşterilerimize çok daha iyi hizmet vermeyi hedefliyoruz. Bu satış kanal yapılanması ülkeler ve coğrafyalar bazında değişmektedir. Her ülkenin ve coğrafyanın ihtiyacına ve imkanlarına yönelik gerek doğrudan satış gerekse de satış kanalı yapısının kurulacağı ülkelerde 2020 yılı içinde faaliyetlerimizi genişleterek sürdüreceğiz. Pazarlama alanında özellikle çağımızın gereği dijital pazarlamaya çok önem vermekteyiz. Pazarlamanın yalnızca reklam ve broşürler ile olmayacağına inanan bir şirketiz. Pazarlama faaliyetleri aynı zamanda faydalı bir pazarlama aracıyla yapıldığı takdirde insanların hayatına dokunmaktadır. Bu bağlamda Arcube ile geliştirmekte olduğumuz arttırılmış gerçeklik platformu, ürünümüzün aynı zaman- da bir pazarlama enstrümanıdır. Çünkü bu platform sayesinde müşterilerimiz çok daha hızlı teknik bilgiye erişebilecek, çok daha kolay montaj aşamasında bu platformdan destek alabilecek ve satış sonrası teknik destek tarafında da uzaktan dahi olsa en verimli şekilde yararlanabileceklerdir. Tabi bu da doğal olarak ARCUBE ürünümüzü diğer ürünlerden farklılaştıran ve pazarlamasına da destek olan bir uygulamadır. Bu platformları ileriki safhalarda Arkel’in tüm ürünlerine entegre edecek şekilde ve farklı uygulamalarla genişleterek dijital pazar- lama faaliyetlerimizi arttırarak sürdürmeyi hedefliyoruz.

50’den fazla ülkeye ihracat yapan Arkel’in ihracat hedefleri nelerdir?
Evet, Arkel şu an itibariyle 50’nin üzerinde ülkeye ihracat faaliyetinde bulunan uluslararası bir şirket konumun- dadır bunun en önemli ayaklarından biri dünyanın en büyük 2. Asansör pazarı olarak belirlenen Hindistan olmaktadır. Hindistan’da mevcutta 50 civarında personel ile faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Tabi ihracat faaliyetlerimizin hedefleri sadece Hindistan ile sınırlı değil. Bizim, ihracattaki büyümemizi özellikle Avrupa, Orta- doğu ve Afrika pazarlarında Hindistan’da olduğu gibi bazen doğrudan bazen dolaylı yatırımlarla genişletme hedeflerimiz var. Bunlar için de her ülkenin ve her coğrafyanın özelliklerine ve ihtiyaçlarına göre planlarımızı gerçekleştirmekteyiz. Hedefimiz Arkel’in dünya asansör sektöründe teknoloji liderliğini aynı zamanda ticari liderliğe taşımaktır. Bu yolda da emin adımlarla hedefimize doğru ilerlediğimizi söyleyebilirim.

Firmanızın önümüzdeki 5 yıl için başlıca hedefleri nelerdir?
Firmamızın 5 yıl içindeki en büyük hedefi Arkel’in halihazırda olan uluslararası global oyunculuğunu globalde lokalleşerek çok daha uluslararası bir şirket kimliğine getirmektir. Bunun altyapısı hâlihazırda doğrudan ya da dolaylı ihracat faaliyetlerimizle oluşmuş olmasına rağmen biz Arkel olarak bununla yetinmemekteyiz ve yapılanmamızı dünyada farklı ülkeler ve farklı bölgelerde sürdürmeye devam ederek önümüzdeki 5 yıl içinde dünyanın en globalleşmiş asansör elektronik şirketi haline getirmektir. Ayrıca yoğun Ar&Ge faaliyetlerimiz ile bu sene lansmanını yaptığımız ve asansörde bir dönem değişimi diye tabir ettiğimiz ARCUBE ile yetinmeyerek önümüzdeki 5 yıl içinde de yine asansör sektörüne sektörde olmayan yenilikleri ve inovatif ürünleri kazandırmaya devam edeceğiz. Buradaki hedefimiz bir asansörün içinde ihtiyaç olan her türlü elektrik ve elektronik sistemin komple entegre, haberleşebilir bir altyapıda ve çok kolay hayata geçirilebilecek tak çalıştır modeli ile birbirine entegre edilebilecek bir platform haline getirilmesidir.

Katılımcısı olduğunuz, Interlift 2019 Augsburg Fuarı’nda hangi ürünlerinizi ön plana çıkaracaksınız?
Öncelikle Interlift Fuarı, büyük önem verdiğimiz etkinliklerden biri. Bu yıl fuarda yenilikçi ürünlerimizi ve sistem çözümlerimizi tanıtacağız. Arkel Elektrik Elektronik olarak, her yıl asansör sektörüne yenilikçi ürünler sunuyoruz. Bunların bazıları mevcut modellerimizin gerek değişen asansör standartları gerek kullanıcı güvenliği ve ergonomisi konularında geliştirilmiş versiyonları olurken, bazıları ise faaliyet gösterdiğimiz pazarda ilk olan, kullanıcılarımızın hayatlarını ciddi oranda kolaylaştıran ürünlerden oluşuyor. Bu yıl Augsburg Interlift Fuarı’nda standımızı ziyaret edenler, Monoblok asansör kontrol sistemi Arcube ve asansörlerini mobil cihazlarına bağlayabilecekleri nesnelerin interneti (IoT) çözümlerimize kadar geniş ve yenilikçi bir ürün gamıyla tanışacaklar.

Fuardan beklentileriniz nedir?
En büyük beklentimiz İstanbul Asansör Fuarı’nı ziyaret eden değerli müşterilerimize tanıtmış olduğumuz yenilikçi ürün ve sistemlerimizin, yine Interlift 2019 fuarında da farklı ziyaretçilerle buluşturabilmek. Çünkü her ne kadar sosyal medya, dijital platformlar ve İstanbul fuarının etkisiyle çok geniş bir kitleye ulaştırmış olsak da henüz yeni ürün ve sistemlerimiz ile tanışmamış olan ziyaretçilerimizi interlift 2019 fuarında buluşturmayı hedefliyoruz. Burada İstanbul fuarında yaptığımız gibi ARCUBE ürünümüzü dünya asansör sektörüne bir kez daha tanıtmış olacağız.

Asansör sektörüne yaklaşımınız katmak istediğiniz değerler nelerdir?
Asansör sektörünün tabiatı itibariyle insana dokunan bir sektör olmasından dolayı özellikle güvenlik ve konfor anlamında gerçekten çok önemli bir sektör olduğunu düşünmekteyiz. Bu nedenle bu sektörde bahsettiğimiz güvenlik ve konfor yaklaşımını sağlayabilen ürünleri icat eden ve tasarlayan bir şirket olarak, bizim her zaman sektöre katmak istediğimiz en büyük değer birincisi güvenlik. İkincisi konforlu ulaşımdır. Tabi emre amadelik asansör sektörü için önemli kriterlerden biridir. Özellikle son yıllarda artan bina yükseklikleri nedeniyle asansörlerin insanların günlük hayatındaki önemi de artmakta- dır. Bu bağlamda özellikle kritik binalarda kritik yerlerde asansörün durması, oradaki trafiği insanların hayatındaki zaman yönetimini oldukça yakinen etkilemektedir. Özellikle kritik olan uygulamalar, alışveriş merkezleri, hastaneler, kamu binaları gibi yerlerde gerek iş gerekse de insan sağlığı ve hayatı açısından da önem arz etmektedir. Bu nedenle biz özellikle ürünlerimizin az arıza yapması, emre amadeliğin yüksek olması, arıza yapmadan önce bir takım kestirimci faaliyetleri yürütebileceğimiz veri toplama ve bu verileri anlamlı hale getirebilecek platformları oluşturma bağlamında çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Sektöre katmak istediğimiz en büyük değer asansörün izlenebilir, kontrol edilebilir ve arızasının önlenebilir güvenli sistemler haline gelmesini sağlamaktır.

Asansör Sektör Raporu 2019 yayımlandı. Rapora göre sektörümüzde ihracat artarken ithalat azaldı ve sektör dış ticaret fazlası verdi. Buna karşın sektördeki iş yeri sayısı ve istihdam geriledi. Siz bu konuda neler söylemek istersiniz? Bu veriler ışığında sektör hakkında bir değerlendirme yapabilir misiniz?
Hepimizin gözlemlediği üzere özellikle 2018’in ikinci yarısından itibaren ülkenin makro ekonomik koşulları nedeniyle özellikle inşaat sektörü derinden etkilenmiş bulunmaktadır. Burada en büyük nedenlerden biri yükselen faiz oranları nedeniyle konut kredilerinin kullanılamaz hale gelmesi ve bu nedenle konut satışlarının beklenenin çok altında kalmasından dolayı fazladan oluşmuş olan bina stokunun henüz satılamamış olması ve arkasından yeni gelebilecek projelerin de hayata geçirilememiş olmasıdır. Bu nedenle Türkiye’de de asansör sektöründe bu daralmayı 2018’in ikinci yarısından itibaren hep birlikte hissetmeye başladık. Tabi bu süreç içinde özellikle ticaret hayatına devam etmek isteyen asansör firmaları biraz daha yüzlerini ve rotalarını Türkiye pazarından ziyade yurt dışı pazarına çevirmeleri, işin doğası gereği çok olağandır. Benzer bir durumu daha öncesinde İspanya yaşamış ve bugüne baktığımızda İspanya’dan dünya markası haline gelmiş asansör ekipman üreticilerini görmekteyiz. Bu inşallah Türkiye’de asansör ekipmanı ve ürünleri üreten firmalar için de bir globalleşme fırsatı olacaktır diye düşünüyorum. Ülkemizin durumuna geri dönmek gerekirse tabi ki makro ekonomik koşullar kalıcı değildir. Bunlar mutlaka zaman içinde süreç içinde normale dönecektir. Özellikle faizlerin düşmesi ve konut kredilerinin cazip hale gelmesi ile konut sektörünün ve dolaylı olarak da asansör sektörünün tekrar canlanacağını gözlemlemekteyiz. Tabi bu eski sektör hacmine ulaşması uzun yıllar alabilir ancak kısa donemdeki toparlanma da sektörün en azından ticari olarak normal hayatına dönmesini sağlayacaktır. Bu arada tabi ki iş yeri sayısı ve istihdam bu dönem içerisinde biraz gerilemiş görünmekte. Fakat bu inşaat sektörünün tekrar canlanmasıyla iş yeri ve istihdamın da geri döneceğine inanıyoruz. Önemli olan bu dönem içerisinde durumu fırsat olarak değerlendirmek ve özellikle ihracat tarafındaki gücümüzü arttırmaktır. Çünkü Türkiye doğası itibariyle asansör sektöründe bilgi birikimine sahip ileri gelen ülkelerden bir tanesidir. Bu bilgi birikimini yurt dışındaki pazarlara taşımamız halinde oralardaki eksik olan istihdamı ve hizmeti ve aynı zamanda ürün ve sistemleri de Türkiye’den o pazarlara pazarlama şansımız artmaktadır. Burada gerçekten stratejik olarak firmaların kol kola birbirini tamamlayıcı ve birbirini destekleyici bir tavır sergilemesini, ihracatta- ki başarımız katlayarak arttırıcı bir etken olarak değerlendirmekteyiz.

Sizce asansör sektörünün en önemli sorunları nelerdir ve bu sorunlara çözüm önerileriniz var mı?
Benim özellikle Türkiye’deki asansör sektörünün en önemli sorunu olarak gördüğüm konu aslında makine imalat sektörüyle çok benzer. Herkes işin bir parçasını ehil olarak yapmakla beraber birlikte hareket etme konusunda maalesef koordinasyonda biraz eksiğimiz var. Bu koordinasyonsuzluk da bize Türkiye’den yerli ve mili asansör markası yaratma konusunda maalesef ayak bağı olmaktadır. Aslında sektörü incelediğinizde gerek üretici gerek mühendislik gerekse de montaj kabiliyeti olarak global firmalardan hiç de geri kalmayacak bir bilgi ve tecrübemiz olduğunu pazarda görmekteyiz. Fakat bu elimizdeki büyük değeri, büyük kompetansı iyi organize edemediğimiz ve bir araya gelemediğimiz için maalesef globalde markalaşma yolunda geri kalmak- tayız. Gönülden isterim ki önümüzdeki süreçte özellikle her firma kendi işinin ehli olan ve bir araya geldiğinde dünya markası haline gelebilecek bir asansör markasını Türkiye’de oluşturacak bir oluşumun hayata geçirilmesi gerçekten benim de şahsi olarak beklentilerimden en büyüğüdür.Buna çözüm önerisi olarak şunu söyleyebilirim; Özellikle federasyon ve derneklerin bu işte biraz daha öncülük ve liderlik etmeleri bu öncülük ve liderlikte de şirketleri organizasyonel yapı olarak aslında bir çatı altına getirmeye gayret sarf etmeleri gerekmektedir. Bununla ilgili bazı yapılan çalışmaları biliyoruz ama biraz daha ileri adımlara götürülmesinde ülkeye büyük bir fayda sağlayacağına canı gönülden inanıyorum. İnşallah önümüzdeki yıllarda Türkiye’den globale lansmanı yapılmış bir Türk asansör markasını da görmeyi umut ediyorum.

Sektörün geleceği hakkında neler söyleyeceksiniz?
Önceki soruların birçoğunda değindiğim üzere Türkiye geçmişi ve tarihi itibarıyla dünya asansör sektöründe çok önemli bir konuma sahip. Kendi iç ihtiyacından kaynaklı geçmiş yıllarda gelişmiş olan asansör bilgisi ve deneyimini özellikle şu dönem yaşamış olduğumuz ekonomik ortam nedeniyle yurtdışı pazarlara taşımak asansör sektörümüz için büyük bir fırsattır. Daha önce bahsettiğim şekilde koordineli ve organize şekilde hareket etmemiz, ülke olarak sektörümüzü çok daha güçlendirecek ve dünyada söz sahibi ülkeler konumuna taşıyacaktır. Burada en büyük şansımız Türkiye’deki asansör yönetmeliklerinin dünya standartlarına ve Avrupa asansör yönetmeliğine uygun şekilde takip ediliyor olmasıdır. Bu da bize gerek güvenlik gerek teknolojik anlamda aslında dünya asansör sektörünü şekillendiren, bu regülasyonları ve standartları takip eden bir ülke olmamız da aynı zamanda ayrı bir güçtür. Çünkü bütün dünyadaki asansör pazarlarına hitap edebilecek nitelikte ürünler ve sistemler geliştirebilen bir ülke konumundayız bunu da çok iyi değerlendirerek gelecekte dünya asansör sektöründeki konumumuzu ülke olarak en üst seviyeye taşıyacağımızı düşünüyorum.

 

Rate this item
(0 votes)
Haber Servisi

Asansör Vizyon Haber Servisi

Leave a comment

Make sure you enter all the required information, indicated by an asterisk (*). HTML code is not allowed.

reklam3

Son Tweetler

den/dan Instagram
İMO Seçimlerinde Başkent Mühendisler Grubu olarak aday olan Nazmi Başkanıma başarılar dilerim. https://t.co/LHVHqpSaXt
Yeni sayımız dağıtımda... https://t.co/d3MTwuT2wo
den/dan Instagram
Yeni sayımız yolda... https://t.co/VJMxkCluG4
Takip Et Asansor Vizyon on Twitter