MOTİVEYİM… MOTİVESİN… MOTİVEYİZ…

İş yerinizde bir çalışan hayal edin: Her gün söylene söylene işe gelen, kendisine verilen işlerden şikayet eden, genel olarak performansı düşük, bütün günü masasında kişisel zevkleri için veya başka bir iş aramak için internette sörf yaparak ya da başka şirketlere CV göndererek geçiren, çay/kahve molalarını iple çeken, mesai bitimini sürekli saate bakarak takip eden ve o an geldiğinde koşar adımlarla ofisi terk eden… Bu kişi size çok mu tanıdık geliyor? Yoksa o siz misiniz? Merak etmeyin, hiç de yalnız değilsiniz.

Motivasyonu düşük bir çalışan olmayı tabii ki hiç kimse istemez. Bununla birlikte, motivasyonu yüksek çalışan da günümüzde en çok istenen çalışan tipi olmasına rağmen bulunması oldukça zor. Peki ama neden?

Çalışanlar için birincil motivasyon kaynağı “para” gibi görülse de, tek başına hiçbir zaman yeterli bir motivasyon kaynağı değildir. Bir amaçtan ziyade, yeteneği, yaratıcılığı, emeği takdir eden bir araç. Araştırmaların çoğu gösteriyor ki, iş yerindeki motivasyonun esas kaynağı, çalışana kendini gerçekleştirebileceği özgür alanlar tanıyan, gerekli imkanları sunan, onu anlayan “cool” yöneticiler. Bunun yanı sıra, şirketlerin çalışanlara işlerini sevdirmesi ve çalışanların bağlı oldukları şirketlere kendilerini ait hissetmeleri de gerekiyor. Tüm bu koşullar sağlandığında, motivasyon da kendini gösteriyor.

Motivasyon; çalışana enerji sağlayan, onu yönlendiren ve belirli davranışlarının devamını temin eden bir güç olarak tanımlanıyor. İşinizi severek yapıyor olsanız dahi, zaman zaman çeşitli sebeplere bağlı olarak motivasyon düşüklüğü yaşayabilirsiniz. Veriminizin düşmesi isteksiz çalışmanıza, stresinizin artmasına, başarısızlık korkusuna hatta işten ayrılmanıza bile sebep olabilir. Motivasyonun devamlılığı, çalışanların kendini motive edebilecek düzeye getirmesiyle mümkün oluyor. İşletmenin başarısı ile çalışanların motivasyonu arasında da doğal olarak doğrusal bir ilişki var. Başarılı çalışanların %50’si en çok motive edilenler arasından çıkıyor. Bununla birlikte, çalışanların ihtiyaç ve öncelikleri değişken olduğundan, birini motive eden araç, bir diğerini motive edemeyebiliyor.

İşinizi sevdiğiniz halde motivasyonunuzun düşmesine neden olan durumlarda, kaybettiğiniz motivasyonunuzu kazanmak için, işte size birkaç öneri:

1. İşinizin en keyifli kısmını keşfedin. Yaptığınız işle ilgili en sevdiğiniz kısımları ortaya çıkarıp güne sizi daha iyi hissettirecek bir işle başlayabilir ya da kapatabilirsiniz.

2. Çalışma arkadaşlarınızla, ast ve üstlerinizle açık iletişim kurun. Motivasyon düşüklüğünün en önemli sebeplerinden biri de çatışmalı ilişkilerdir. Ticari ilişkilerinizde bunu kendinize hatırlatarak etkin dinleyin, sorunlar sorun. Kendinizi de açık bir şekilde ifade etmeye özen gösterin. Empati ve iletişim hayati önem taşır. Ekibin bir parçası olmanızı sağlar; unutmayın.

3. Çözebilirsiniz, kendinize inanın. Her sorunun bir çözümü olduğunu ve er ya da geç o çözümü bulacağınızı bilerek sorunlara yaklaşın. “Acaba yapabilir miyim?” e değil, “Nasıl yapabilirim?” e odaklanın. Böylece farklı bir bakış açısı geliştirmiş olacaksınız.

4. Şirket hedeflerini ve bireysel hedeflerinizi karşılaştırın. Hedefleriniz şayet örtüşüyorsa, işe olan bağlılığınız da mutlaka artacaktır.

5. Yaptığınız işe “anlam” yükleyin. Her çalışanın kendi işine ait bir görev tanımı vardır. Bu tanımı aklınıza getirerek, yaptığınız işin önemini hatırlayın. Siz olmasaydınız yapılamayacak işleri, başarılamayacak projeleri düşünün. Yaptığınız işiniz ve siz, şirketiniz için çok kıymetlisiniz. Sadece çay/kahve servisi yapan bir çalışan dahi olsanız, tüm çalışanların sizin sayenizde çay/kahve içebildiğini unutmayın!

6. Başarılarınızı takdir edin. İşinizle ilgili bir başarı gerçekleştirdiğinizde, en azından bir dakika durun ve o işi bitirmiş olmanın hazzını yaşayın. Aksi takdirde, başarılarınız sizi mutlu etmeyecek ve hep daha fazlasını isteyeceksiniz.
7. Hatalarınızın sorumluluklarını alın. İş yapış tarzınızı şöyle bir gözden geçirin. Başarınızın ihtiyaç duyduğu eksik yapboz parçaları neler?

8. Müzik ruhun gıdasıdır. Gün içinde, iş yerinde farklı sebeplerle ortam gerilebiliyor, negatif elektrik her yeri kaplayabiliyor. Ruhunuzun rahatlamaya, bu yükleri üzerinden atmaya ihtiyacı var. İş yerinizde size iyi gelecek, tercihen enstrümantal müzikler dinleyin.

9. Küçük kaçamaklar yapın. Arada bir, beş dakika bile olsa, iş harici şeylerle uğraşın. Bu arada bedeninize de odaklanarak esnetici hareketler yaparak bedeninizin masa başında oturmaktan duyduğu rahatsızlığı azaltabilirsiniz. Yapacağınız ufak bir hareket bile, kendinizi daha enerjik hissetmenizi sağlayacaktır.

10. İş yerinde de eğlenebilirsiniz, unutmayın. Şirket takımları ya da şirket etkinliklerine dahil olmak, en sevdiğiniz iş arkadaşınızla sohbet, iş arkadaşlarınızla öğlen yemeklerinde iş harici farklı sohbet ortamları yaratmak. Daha neler neler…

11. İş ortamınızı çekici bir hale getirin. Masanızı ve varsa odanızı size özel aksesuarlarla döşeyin. Gün içerisinde baktığınızda sizi gülümsetecek ya da sizi rahatlatacak objelerle, size özgü bir alan oluşturun.

12. Sorunları, sorun etmeyin. Gün içinde nasıl bir aksilik yaşarsanız yaşayın, ilerlemeye devam edin. Yaşadığınız olaya takılıp tüm gününüzü mahvetmeyin.

Artık iş yerinde kendinizi nasıl motive edeceğinizi, bu sayede verimliliğinizi nasıl artıracağınızı biliyorsunuz. Ekibe hoş geldiniz!

Rate this item
(0 votes)
Haber Servisi

Asansör Vizyon Haber Servisi

Leave a comment

Make sure you enter all the required information, indicated by an asterisk (*). HTML code is not allowed.

reklam3

Son Tweetler

den/dan Instagram
İMO Seçimlerinde Başkent Mühendisler Grubu olarak aday olan Nazmi Başkanıma başarılar dilerim. https://t.co/LHVHqpSaXt
Yeni sayımız dağıtımda... https://t.co/d3MTwuT2wo
den/dan Instagram
Yeni sayımız yolda... https://t.co/VJMxkCluG4
Takip Et Asansor Vizyon on Twitter