SEVİNÇ YENER: GENÇLER, GELECEĞİMİZDİR

MP Yener Övünç Asansör Genel Müdürü Sevinç Yener ile "Kartal Anadolu Spor Kulübü"nü konuştuk. Özellikle kadın sporculara destek olabilmek adına Kartal Anadolu Spor Kulübü'ne sponsor olduklarını kaydeden Yener, "Ulu önderimiz Atatürk’ün yol göstericiliğinde inanıyorum ki; yeni nesillerin daha sağlıklı, öz güvenli ve idealist bir şekilde yetişmelerinde sporun çok büyük katkısı var. Gençler, bizim geleceğimizdir." dedi.

Gerek yurtiçinde gerekse yurtdışında Türk asansör sektörünün aranılan isimlerinden biri olarak başarılı projelere imza atan MP Yener Övünç Asansör, yürüttüğü sosyal sorumluluk projeleri ile de adından sıkça söz ettiriyor. Bu projelerden biri de firmanın yürüttüğü “Kartal Anadolu Spor Kulübü” sponsorluğu. Genç sporculara destek olmak amacıyla çıktıkları bu yolun hikayesini MP Yener Övünç Asansör Genel Müdürü Sevinç Yener ile konuştuk. Ayrıca Kartal Anadolu Spor Kulübü Başkanı Erdoğan Dönmez, kulüp antrenörü Sencer Üneri ve kulüp spocusu Zeynep Ece Öztuna ile de sohbet ederek kendilerini tanıma imkanı bulduk.

“Firmamızın sosyal sorumluk anlamında sporculara yönelik fayda sağlayabilmek, özellikle de kadın sporculara destek olabilmek adına Kartal Anadolu Spor Kulünü’ne sponsor olmaya karar verdik.” diye sözlerine başlayan MP Yener Övünç Asansör Genel Müdürü Sevinç Yener, Kartal Anadolu Spor Kulübü Başkanı Erdoğan Dönmez ile 2012 yılında başladığı tenis dersleri sırasında tanıştığını ve hikayenin böyle başladığını anlattı.

Sevinç Yener; “Kulüp Başkanımız Sayın Erdoğan Dönmez ile 2012 yılında özel tenis dersleri almaya başlamam ile tanışmıştık. Kendisinin her zaman spor için yatırım yapma arzusu vardı. 2014 yılında Kartal Anadolu Spor Kulubü’nü kurdu ve hayallerine doğru ilk adımını attı.

Firmamızın sosyal sorumluk anlamında sporculara yönelik fayda sağlayabilmesi, özellikle de kadın sporculara destek olabilmesi adına kulübümüze sponsor olmaya karar verdik. Çünkü, Ulu önderimiz Atatürk’ün yol göstericiliğinde inanıyorum ki, yeni nesillerin daha sağlıklı, öz güvenli ve idealist bir şekilde yetişmelerinde sporun çok büyük faydası var. Gençler bizim geleceğimizdir. Onları ne kadar iyi yetiştirebilirsek geleceğimiz o kadar aydınlık olacaktır.” diye konuştu.

İdealleri doğrultusunda son iki sezondur Kartal Anadolu Spor Kulübü’nün Ana Sponsorluğunu üstlendiklerini ve önümüzdeki sezonlarda da sürdürmeyi planladıklarını ifade eden Yener, “Fırsat buldukça antremanlara ve maçlara giderek gençlerimizle vakit geçirmek ve onların gözlerindeki ışıltıyı görmek, heyecanlarını paylaşmak en büyük mutluluğumuz.

Sezon boyunca hafta sonları yapılan maçlarımızı kulüp ve şirketimizin sosyal medya hesaplarından duyuruyoruz. Tüm meslektaşlarımızı ve ailelerini de bu keyifli atmosfere davet ediyoruz.” dedi.

KULÜP BAŞKANI ERDOĞAN DÖNMEZ

1981 yılında Edirne'de çiftçi bir ailenin ikinci çocuğu olarak dünyaya gelen Erdoğan Dönmez, "Kadın Voleybolcular" üzerine akademik çalışmaları olan  bir spor insanı.

Kartal Anadolu Spor Kulübü Başkanı Erdoğan Dönmez, 1981 yılında, Edirne’de çiftçi bir ailenin ikinci çocuğu olarak dünyaya gelmiş. Çocukluğunun doğada koşup atlayıp zıplamakla geçtiğini anlatan Başkan Dönmez’in spor hayatı atletizm ile başlamış, profesyonel tenis ile devam etmiş. Erciyes Üniversitesi Spor Akademisi Beden Eğitimi Öğretmenliği mezunu olan Başkan Dönmez, yüksek lisans eğitimini Marmara Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü’nde tamamlamış. Bir tanesi “Kadın Voleybolcular” üzerine olmak üzere üç adet bilimsel makale yayınlayan Başkan Dönmez, önümüzdeki dönemde doktora çalışmaları ile eğitim hayatını sürdürmeyi planlıyor. Dönmez, 15 yıla yakın bir süredir tenis antrenörlüğü, 12 yıldır da beden eğitimi öğretmenliği yapıyor. Evli ve iki kız babası.

Erdoğan bey merhaba. Kartal Anadolu Spor Kulübü’nün vizyon ve misyonundan bahseder misiniz?
Kulübümüzün vizyonu; yerleşik ve kurumsal bir yapıya sahip olup, bünyesinde tescillediği branşlardan olan voleybol dalında Türkiye’deki en üst liglerde mücadele etmek ve Türk sporuna en iyi şekilde hizmet etmektir. Misyonumuz ise; yönetim, antrenör ve destekçimiz ile disiplinli ve istikrarlı bir şekilde çalışarak yetiştireceğimiz zeki, çevik ve ahlaklı sporcular ile hedeflerimize emin adımlarla ilerlerken spora gönül verenlere en iyi şekilde hizmet etmek, Türk gençliğinin koruyucu kurumlarından biri olarak Türk spor sektörünün başarılı bir kulübü olmaktır.

Kulübün kuruluşu ve bugüne kadarki süreç ile ilgili neler söyleyeceksiniz?
Kulübümüzü 2014 yılında İçişleri Bakanlığı’na bağlı dernekler masasından aldığımız izinle kurduk. Federasyonlardan ve Spor Genel Müdürlüğü’nden yaptığımız tesciller ve aldığımız onaylardan sonra faaliyetlerimize halen çalışmakta olduğumuz Kartal Atalar MTAL Spor Salonu’nda başladık. İlk olarak tescillediğimiz spor dalımız olan voleybola, 6 ve 8 yaş arasındaki 5 minik kızımızla başladık. Zamanla yetiştirdiğimiz sporcu sayımız arttı ve resmi liglere girebilecek takımlarımızı oluşturmaya başladık. Kuruluşumuzun üzerinden 4 yıl sonunda her yaş kategorisinde takımlarımızı oluşturmuş olduk. Daha sonra basketbol tescilimizi de alıp basketbol spor okulu ve takım faaliyetlerimize hız verdik.

2017-2018 sezonunda genç kızlarımızdan oluşan “A Takımı”mız önce İstanbul üçüncüsü, akabinde bölgesel lig şampiyonu oldu. Bu başarı sonucunda kulübümüz A Takım kategorisinde TVF Kadınlar 2. Ligine yükseldi. Yönetim olarak profesyonel bir ligde mücadele etmenin avantajlarını ve dezavantajlarını değerlendirerek 2018-2019 sezonunda TVF 2. Ligi ne giriş yaptık. Bu ligde mücadele etmek mali olarak ekstra yük getireceğinden dolayı bende takımımıza kaynak oluşturabilecek sponsor arayışına girdim. Bir çok firmanın kapısından eli boş döndüğümü hatta bazı firmaların görüşme talebimizi bile geri çevirdiğini hatırlıyorum. Sevinç Hanım ile tenis antrenörlüğü yaptığım dönemde tanıştık. Kendisine özel tenis dersleri veriyordum. Sevinç hanımla güvene, saygıya ve sevgiye dayalı uzun bir tenis partnerliğimiz ve arkadaşlığımız oldu. Onunla bu sponsorluk konusunu görüşmeye karar verdim ve kendisine kulübümüzü tanıtıp amaç ve hedeflerimizi anlattıktan sonra bize sponsor olmasını istedim. Bu tür şeyler dürüst olmaya ve karşılıklı güvene dayalıdır. Kulüp olarak spor hedeflerimiz dışında kişisel olarak hiçbir maddi beklentimiz olmadığı gibi kısa sürede sporcularımızla yakaladığımız başarıyı Sevinç Hanım da görmüş ve kulübümüzün resmi ana sponsoru olmuştur. İki sezondur tüm alt yapımız dahil A Takımımıza maddi manevi tam destek vermektedir. Kendisine ve ailesine kızlarımıza sağladıkları bu destekten dolayı sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Aldığımız bu destek sayesinde, bugün teniste de tescilimizi yaptık. Şu anda basketbol, voleybol spor okullarımızın yanında bayan voleybolunda her yaş kategorisinde 2 takımımız bulunmaktadır. Artık yakın hedefimiz TVF Kadınlar 1. Ligidir. Bu hedefimize ulaştığımızda sponsorumuz ile yeni hedefler belirleyeceğiz.

Kulüp olarak sizi en çok heyecanlandıran başarınız hangisiydi?
2. Ligin ilk maçı, rakip İBB Spor Kulübü, yer Burhan Felek Spor Kompleksi büyük salon, Sultanların ve Efelerin mücadele ettiği salon, Sevinç hanım, ailem ve ben protokol tribününde oturuyoruz. 5 yıl önce 5 sporcu öğrenci ile kısıtlı imkanlar ile başladığımız bu mücadelede geldiğimiz nokta gururlandıran heyecanlandıran gelecek için ümit veren büyük bir başarıydı.

Etkinlik takviminizden bahsedebilir misiniz?
Haftanın her günü devam eden spor okulları ve takım çalışmalarımızın yanı sıra, profesyonel ekibimiz ile okullarda yetenek taraması yapıyoruz. Yine yetenek taraması kapsamında beden eğitimi dersi, malzemesi ve sahası olmayan bazı ilkokullarımıza voleybol eğitimi, malzeme ve saha desteği vermekteyiz. Haziran sonunda şehir dışında yapacağımız eğitim kampımızın hazırlıkları devam etmektedir. Yine sezon sonunda başarılarımızı paylaştığımız tüm sporcu ve ailelerinin buluştuğu geleneksel kulüp gecemizi organize ediyoruz.

Sponsorluk faaliyetlerinin Türk sporu için önemi hakkında neler söyleyeceksiniz?
Türk sporunun geleceği bakımından sponsorluk desteği olmazsa olmazlardandır. Türk çocuklarına spor kültürünü aşılamak daha kaliteli, sağlıklı ve profesyonel bir spor hizmeti verebilmek için kulüplerin bu desteği alması şarttır.

Devlet, spor altyapısına ve spor kulüplerine yapılacak sponsorluk desteklerini teşvik edici önlemler almalıdır. Ancak bu yolla sağlam bir nesil ve sağlıklı bir gençlik yetiştirebiliriz.

Atatürk’ ün de dediği gibi ‘’ Sağlam Kafa Sağlam Vücutta Bulunur’’.

 

KULÜP ANTRENÖRÜ  SENCER ÜNERİ

1967 Almanya doğumlu olan  Sencer Üneri, antrenörlük kariyerine 2007 yılında başlamış. Üneri, 2014 yılından bu yana Kartal Anadolu Spor Kulübü Baş Antrenörü.

1967 yılında Almanya’da doğan Sencer Üneri, Hacettepe Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Kimya ve Anadolu Üniversitesi Turizm bölümlerinden mezun. 2007 yılında başladığı voleybol antrenörlüğü kariyerine 2014 yılından bu yana Kartal Anadolu Spor Kulübü Baş Antrenörü olarak devam ediyor.

Sencer Hocam merhaba. Kartal Anadolu Spor Kulübü hakkında bilgi verir misiniz?
Kartal Anadolu Spor Kulübü, 2014 yılında faaaliyetlerine başladı. Türkiye genelinde ana branşı Voleybol olan ve kadınlarda Türkiye Voleybol Federasyonu bünyesinde “tüm” yaş kategorilerinde (Mini, Midi, Küçük, Yıldız, Genç ve Pofesyonel A takım) takımları olan ve resmi müsabakalara katılan “az sayıda” spor kulübüden biri olmakla beraber aynı zamanda erkek voleybolu alt yapı çalışmaları da olan bir spor kulübüdür.

Kaç ayrı yaş grubu çalıştırıyorsunuz?
Yıldız (13-17 yaş), Genç (15-19 yaş) ve A Takımları (15-30 yaş). Antrenman ve maçlardan fırsat buldukça kulübümüzün alt yapısı olan Mini, Midi ve Küçük Takım antrenmanlarına da mutlaka katılıyorum ve takip ediyorum.

Kulüp takımlarınızın başarılarından bahseder misiniz?
2014-2015 Sezonu Genç Kız Takım İstanbul Ligi Finalisti, 2015-2016 Sezonu 3 Sporcumuz Yıldız Milli Aday Adayı, 2016-2017 Sezonu Küçük Kız Takım İstanbul Ligi Çeyrek Finalisti, Genç Kız Takım İstanbul Ligi Çeyrek Finalisti, 2017-2018 Sezonu Genç Kız Takım İstanbul Ligi Üçüncüsü, A Kadın Takım TVF Bölgesel Lig Şampiyonu, 2018-2019 Sezonu A Kadın Takım TVF 2. Lig Altıncısı, U16 Takım İstanbul Plaj Voleybolu Ligi İkincisi, U16 Takım Türkiye Plaj Voleybolu Şampiyonası Dördüncüsü, 2019-2020 Sezonu A Kadın Takım TVF 2. Lig Yedincisi (Lig Tamamlanmadı), Genç Kız Takım İstanbul Ligi Final Grubunda (Lig Tamamlanmadı), Yıldız Kız A Takım İstanbul Ligi Final Grubunda (Lig Tamamlanmadı), Yıldız Kız B Takım İstanbul Ligi Final Grubunda

Sporcularınızda aradığınız nitelikler nelerdir?
Tabi ki voleybola uygun boy, kilo ve diğer kriterler gibi fiziksel özellikler veya bu kriterlere uygun olmayan fakat motorik özellikleri bakımından farklılık yaratan, çabukluk, çeviklik, dayanıklılık, sıçrama gibi nitelikler...

Antrenör gözüyle iyi bir sporcu nasıl olmalıdır?
Bana göre; kendine güvenen / özgüveni olan, şartların ve kaynakların ne kadar sınırlı olduğunu düşünmeyen, başarılı olana kadar, hedefe ulaşmak için tüm zorlukları aşmaya çalışan, takım içinde yer almakla yetinmeyen, takıma katkıda bulunma isteği ve çabası gösteren, antrenmanlarda, antrenman öncesi ve sonrasında kendisine ekstra çalışma zamanı yaratan, defalarca tekdüze tekrardan sıkılmayan, oyundan keyif alan, rakibe ve hakemlere saygılı, oyun içinde konsantrasyonu dağılmayan, yaptığı sporu delicesine seven ve iyi bir spor kariyeri edinmek isteyen, kendisini bulunduğu kulübün bir parçası gibi hisseden ve bunun için takım arkadaşları, yöneticileri, antrenörleri, takım içinde görevi olan herkesle iyi geçinen ve takım ruhuna uygun hareket eden, yönetici ve antrenörlerine saygılı, takım arkadaşlarına yardımcı olan, rakiplerine sportmence davranan, takımın mükemmel olması için çalışan, takım dinamiğini bozan saygısızlık, sızlanma, şikayet etme, düşmanca tavır davranışlarında bulunmayan, en kötü durumlarda bile kendi motivasyonunu yaratan, bir başkasının kendisini yükseltmesini beklemeden takımı için tezahürat yapan ve onlara enerji veren, başarılı olmak için hedefe odaklanan ve dikkat dağınıklığına neden olabilecek etkenlerden uzak durabilen ve en önemlisi antrenörüne güvenen, inanan, antrenörü ile iletişimi üst seviyede olan oyuncu “iyi” bir oyuncudur.

Sporcularınızın eğitim durumunu takip ediyor musunuz?
Bütün sporcularımın eğitim durumunu yakından takip ederim. Onlar da benimle eğitimdeki başarı veya olası problemlerini paylaşırlar. Bu ortaklaşa çözüm veya fikir alışverişini meydana getirir. Tamamı kadın olan sporcularımın eğitimi her şeyden daha önemlidir. Sporcularım en üst seviyede eğitimli olmak zorundadır ki gelecekte bu ülkeyi onlar ve onların yetiştireceği nesiller yönetecek ve yaşatacaktır. Sporcularımın hem eğitimde hem de sporda başarılı olmaları benim için vazgeçilmezdir. Sportif faaliyete düzenli devam eden sporcularımın eğitim başarılarının olumlu etkilendiği, düzenli ve disiplinli oldukları, sorumluluk duygularının arttığı, aile ve çevreyle olumlu iletişim kurduklarını, sağlıklı ve mutlu geliştiklerini yıllardır gözlemliyorum.
Türkiye’de sporcu olmanın avantajları ve dezavantajları nelerdir?
Türkiye’nin ekonomik seviyesi gözönünde bulundurulduğunda sporcu olmak hele kadın sporcu olmak zordur, meşakkatlidir, özveri ister. Sporcu yetiştiren toplumlar, ekonomik düzeylerini yükseltmeden sporcu yetiştirmekte zorlanırlar. Toplumun geçim sıkıntısı varsa, sosyal hayatı yetersizse bilim insanının ve sanatçının yetişmiyeceği gibi sporcu da yetişmez. Bu sebeple olimpiyatlarda yarışan sporcular ülkelerinin gelişmişlik düzeylerini temsil ederler. Ülkemiz kadın nüfusunun yaklaşık yüzde 7’si lisanslı sporcudur. Bunların içinden faal olarak spora devam eden kadın sporcuların oranı ise yalnızca yüzde 4’tür. Lisanslı kadın sporcu sayısının erkek sporcu sayısından fazla olduğu yalnızca altı spor branşı bulunmaktadır: Binicilik, Buz pateni, Jimnastik, Dans Sporları, Halk Oyunları ve Voleybol. Ülkemizde kadın sporunun gelişiminin sağlanması için öncelikle spor kültürünün topluma yayılması gerekmektedir. Bunu başarabilmek için, sporu temel eğitimin vazgeçilmez bir parçası haline getirmek ve spor yapmanın her vatandaşının temel bir hakkı olduğunu vurgulamak gerekmektedir. En önemlisi de, erkekler için yapılan her türlü spor aktivitesi, organizasyonu ve yatırımı kadınlar için de gerçekleştirilmelidir.

Gençlerimize tavsiyeleriniz neler olacak?

Voleybol gerçek hayatın kendisidir...

Voleybol bir kişiyle oynanmaz. Ama bir kişi eksikse yine oynanmaz. Bir kişi hem çok önemli, hem de hiç...
İlk günden itibaren bu felsefe oyuncunun ruhuna yerleşir. Bu yüzden voleybolda herkes kendi alanında, görevini yerine getirmeye uğraşır. Tıpkı gerçek hayattaki gibi... Görevini gerektiği gibi yapan oyuncu kendisini başarılı kabul eder. Böylece diğer oyuncuların hatalarıyla uğraşmayı öğrenir. Tıpkı gerçek hayatta olduğu gibi... Karşılıklı gerginliğe imkan tanımadığı için birbirini çok sevmeyen kişiler bile aynı takımda oynayabilir. Tıpkı gerçek hayatta olduğu gibi... Karşı takımın topu ne zaman, hangi bölgeden, hangi şiddetle kendi sahasına göndereceğini bilmeyen voleybolcular “her türlü sonuca’’ hazır halde bekler. Tıpkı gerçek hayatta olduğu gibi... Gençler voleybolu düzenli olarak oynamayı bıraksa bile hayata kendilerini hazır hissederler. Kazandıkları felsefe ve duruş, onların başarısında büyük rol oynar. Tıpkı gerçek hayatta olduğu gibi...

Sponsorluk faaliyetlerinin Türk sporu için önemi hakkında neler söyleyeceksiniz?
Voleybol öncelikle çocukları, gençleri, genç kadınları içine alan aktif bir kitleye sahiptir. Hedef kitle değerlendirilmesi bakımından voleybol eşsiz fırsatlar sunabilir. Kurumsal imajını sporla renklendirmek, kurumsal kimliğine voleybol felsefesini entegre etmek firmalar için voleybol önemli avantajlar ve imtiyazlar kazandırabilir. Dünyada farklı kültürlerden ve statülerden insanların bir araya gelerek ortak tüketebildiği bir ürün olan spor, sahip olduğu bu toplumsal güç ile büyük bir endüstri haline gelmiştir. Spora ve spor etkinliklerine gösterilen ilgi, sağlığa ve toplumsal ilişkilere değil aynı zamanda ekonomik, sosyal ve siyasal hayata yaptığı katkılardan kaynaklanmaktadır. Bu nedenle birçok ülkede sporun ve spor etkinliklerinin gelişmesi için çaba harcanmakta, kanunlarda yapılan düzenlemeler ve vergi teşvikleri ile de bu çabalar desteklenmektedir.

Voleybolda her sayı için savaşmak gerekir ve bu oyunu son sayıyı alan takım kazanır. Yani setler zaman ile sınırlı olmadığından oyun sırasında öne geçmenin hiçbir faydası yoktur. Bu nedenle maç sayısını alana kadar aktif olarak her sayı için savaşmak gerekir. Rakibin hata yapmasını bekleyerek sayı kazanmayı umut eden takımların başarısı şansa kalmıştır. Dolayısıyla ancak soğukkanlı, hırslı ve istekli olanlar başarıya ulaşabilir. Voleybolda sayı almaya konsantre olmak çok önemlidir. Oyuncular yaptıkları her hareketin çok önemli olduğuna inanmalıdır. Konsantrasyon alışkanlığı antrenmanlarda kazanılır ve bu idmanlarda düşük tempoda çalışmaya, gevsek davranmaya ve ciddiyet dışı davranışlara izin verilmemelidir.

Bu nedenle; Voleybol bir yaşam felsefesi yaratır...

Dünyada voleybola bakış açısı işte bu yüzden farklıdır...

Voleybol bir felsefe ve hayat görüsü gerektirir...

Voleybol hayata hazırlar...

 

KULÜP SPORCUSU ZEYNEP ECE ÖZTUNA

1999 yılında Bursa'da doğan Zeynep Ece Öztuna, Nilüfer Belediyespor Kulübü’nde başladığı voleybol serüvenini Kartal Anadolu Spor Kulübü’nde devam ettiriyor. Öztuna, iyi bir sporcu olmasının yanısıra eğitm hayatındaki başarıları ile de dikkat çekiyor.

Merhaba.
Okurlarımıza kendinden bahseder misin?
Ben Zeynep Ece Öztuna. 1999 yılında Bursa’da doğdum. Nilüfer Belediyespor Kulübü’nün altyapısında yetiştim. Bütün altyapı takımlarında forma giydim ve kaptanlık yaptım. Altyapımın son 3 senesinde A takımımız ile düzenli olarak antrenman yapmaya başladım ve 2015-2016 yıllarında Nilüfer Belediyespor’un 3. pasörü olarak Sultanlar Ligi’nde forma giyme fırsatı yakaladım. Ayrıca 2014-2015 sezonunda tam burslu olarak okuduğum Bursa Bahçeşehir Koleji ile Liselerarası Türkiye şampiyonluğunun sevincini yaşadım. 3 senedir Acıbadem Mehmet Ali Aydınlar Üniversitesi’nde öğrenciyim. Beslenme ve diyetetik bölümünde tam burslu olarak okuyorum, aynı zamanda da psikoloji ile çift anadal yapıyorum. 2018-19 sezonunda Ups Spor Kulubü’nün pasörüydüm. Bu sezonda Kartal Anadolu Spor Kulübü’nün formasını giyerek pasörlüğünü yaptım.

Spora ne zaman ve nasıl ilgi duydun?
İlk voleybol antrenmanım 30 nisan 2010 tarihindeydi. Daha öncesinde lisanslı yüzücüydüm. Spora olan sevgim küçük yaşlardan itibaren belliydi. Yakın bir arkadaşım voleybola başlayacağını söylediğinde içimdeki voleybol ilgisini keşfettim ve konuyu ailemle paylaştım. Ailemin yönlendirmesiyle kısa bir sürede voleybol hayatım başlamış oldu.

İlk maçına çıkarken neler hissettin?
İlk resmi maçıma 6. Sınıftayken çıkmıştım okul takımımın maçıydı. Çok heyecanlıydım ve kaptan olarak çıktığım için de inanılmaz gururluydum. İlk resmi kulüp maçıma 8. Sınıftayken çıktım. İnanılmaz büyük bir heyecan ve karışık duygular içindeydim. İlk resmi maçım olmasa da kulüp olarak maça çıkmanın tadı çok farklı oluyor. Daha fazla heyecanlanmamak için umarım az seyirci olur diye düşündüğümü hatırlıyorum.

Hangi mevkide oynuyorsun?
Pasörüm. Açıkçası başka bir mevkide de oynamadım, çıktığım bütün maçlarda pasör olarak yer aldım.

Spor hayatında en büyük destekçin kimdi?
Ailemin en büyük destekçilerim olduğunu söyleyebilirim. Gelemedikleri maçlarım sayılıdır. Deplasmanlarda bile beni yalnız bırakmadılar. Son 2 sezondur İstanbul’da oynuyorum ve ailem Bursa’da yaşıyor. Ancak neredeyse her hafta sonu destek için tribündelerdi. Ayrıca okul ve spor hayatımı bir arada götürebilmiş olmam da onlar sayesinde. Onlara ne kadar teşekkür etsem az.

Spor hayatın eğitim ve sosyal hayatını nasıl etkiliyor?
Eğitim olarak artıları da oldu eksileri de. Her zaman dersleri iyi olan bir öğrenciydim. Ancak lise ve üniversiteye giriş sınavlarına hazırlanırken bir yandan da profesyonel olarak voleybol oynamak çok zordu. Odağımı voleybol ve okul başarım oluşturduğu için sosyal yaşantımdan fedakarlık yaptım tabi ki. Ancak voleybol da sosyal yaşantımı çok olumlu etkiledi. Bu yüzden kısır bir döngü olduğunu düşünüyorum. Bence tercih meselesi, arkadaşlarım sinemaya giderken, birlikte dışarı çıkarken; ben antrenman yaparak, maç yaparak, deplasmanlara giderek sosyalleşmeyi seçtim. Ayrıca antrenman ve maç tempom sayesinde çok düzenli bir hayatım oldu. Bu şekilde ders çalışmamı daha disiplinli ve programlı şekilde gerçekleştirebildim.

Sence iyi bir sporcu nasıl olmalıdır?
Yaptığın işe saygı duyman ve güvenmen her alanda olduğu gibi sporda da olmazsa olmazdır bence. Sporculuk yaşam biçimi olarak benimsenmesi gereken bir olgudur. Sadece antrenman saatlerinde sporcu kimliğinde olmak yeterli olmaz. Kesinlikle disipilin olmadan başarının geleceğine inanmıyorum.

Türkiye’de sporcu olmanın avantajları ve dezavantajları nelerdir?
Benim karşılaştığım en büyük dezavantaj sporcuların derslerinin kötü olduğu önyargısıdr. Tabi ki sporcuların okul başarısını destekleyecek burslar mevcut. Ancak gerekli motivasyonun sağladığını, yeterli kitleye ulaşabildiğini sanmıyorum. Bunun yanında ülkemizde sporcuya değer verildiğini, emeklerine saygı duyulduğunu düşünüyorum. Öğrencilik yaşantımda da sosyal yaşantımda da bana farklı bir kimlik kattı ve bu farklılık her zaman sahip olmaktan gurur duyduğum ve duyacağım bir özellik oldu.

Hedeflerin ve hayallerin neler?
Voleybol ve spor hayatım boyunca içinde olacağımı bildiğim alanlar. Diyetisyenlik ve psikoloji okuyorum. Akademik anlamda da yapmak istediğim birçok şey var. Spora ve sporcuya bilimsel açıdan yaklaşabileceğim şekilde kendimi geliştirmeye başladım. İleride de sporcu beslenmesi ve psikolojisi alanlarında uzmanlaşmak istiyorum. Bunların yanında tabiki yapmaktan en çok keyif aldığım şeyi yapmaya, voleybol oynamaya devam etmek istiyorum. Profesyonel anlamda kendimi geliştirip her zaman daha iyisini başarmak, daha iyi yerlerde olmak için çalışıyor, antrenman yapıyor olacağım.

Sponsorluk faaliyetlerinin Türk sporu için önemi hakkında neler söyleyeceksin?
Sponsorluk faaliyetlerini takımların, dolayısıyla sporcuların kendini geliştirmesi ve başarı elde etmesi için sahip olunan en büyük fırsatlardan biri olarak görüyorum. Sponsorlar takımların maddi ve manevi anlamda en büyük destekçileridir. Aynı zamanda sponsorluklar spor branşlarını ve takımları daha büyük kitlelere duyurma da rol oynar. Bu sayede de spora gösterilen ilgi ve sevginin artması sağlanır. Spor anlamında daha bilinçili bir kitle oluşmuş olur.

Son olarak okurlarımıza ne söylemek istersin?
Öncelikle sponsorumuza bize olan desteği ve güveni için çok teşekkür ediyorum.

Voleybol için çok büyük fedakarlıklar yaptığımı biliyorum ancak bana kattıkları daha fazla. Hayatımın her alanında bunun farkına varabiliyorum.

Rate this item
(0 votes)
Haber Servisi

Asansör Vizyon Haber Servisi

Leave a comment

Make sure you enter all the required information, indicated by an asterisk (*). HTML code is not allowed.

reklam3

Son Tweetler

den/dan Instagram
asansorvizyondergisi https://t.co/f5GeBz3Adp . . . . . . . #asansörvizyondergisi #asansor #asansör #lift… https://t.co/5sVVWPcm8Z
https://t.co/kxtlr5NAlO
https://t.co/32QFeb6hzd
Takip Et Asansor Vizyon on Twitter