KOOPERATİFLEŞ(EME)ME

By Adem AKTAŞ July 09, 2020 891 0

“Çok Kıymetli Meslektaşlarım; ülke ekonomisi ve sektör ile alakalı zor bir süreçten geçiyoruz, malum ekonomik sıkıntının enkazının altından tam kalkacağımız bir dönemde Corona (Covid-19) salgını ile karşı karşıya kaldık. En büyük temennimiz, elbirliğiyle bu zor dönemi en az kayıpla ve en kısa sürede atlatarak, ülke ve sektörce çok daha güzel yarınlara birlikte yürümek.”

KOOPERATİFLEŞ(E)ME(ME)
“FİNANSMAN SIKINTISININ ARTTIĞI BU DÖNEMDE KOOPERATİFLEŞME YOLUYLA HEP BİRLİKTE KALKINMALIYIZ”
Bir takım kişiler tarafından dillendirilmek istense de üzeri bir şekilde kapatılıp konusunun dahi yaptırılmasına müsaade edilmeyen, hatta rahatsızlık veren bu kooperatifleşme nedir?

Kooperatif, ortak bir hedefe ulaşmak için bir araya gelen bir grup kişiyi temsil eden tüzel kişilik olarak tanımlanır. Amaçları, kendilerine ve toplumlarına hizmet etmek ve ekip olarak birlikte çalışmaktır.

Kooperatifçilik bir yerde yoksulluğun azaltılması, zamanın ekonomik ve teknolojik gelişmelerinin gerisinde kalmadan daha yüksek verimde üretmek, çeşitlendirmek ve pazarlamak adına yapılan en büyük organizasyondur. Aslında Türkiye kooperatifçilik geleneği olan bir ülke. Ülkemizde cumhuriyet öncesi memleket sandıkları ile başlayan kooperatifleşme hareketi, cumhuriyetten sonra atılan bazı adımlarla gelişme imkânı bulabilmiştir. Ancak, Türk toplumunun temel sosyo-kültürel değerleri arasında yardımlaşma, imece ve Ahilik benzeri yapılaşma ve anlayışların bulunmasına rağmen Kooperatifçilik Türkiye’de yeterince ve istenilen ölçüde bir gelişme gösterememiştir. Bu alanda dünya standartlarının çok gerisindeyiz. Dünyada en çok kooperatif örgütü ile öne çıkan ülkeler: ABD, Fransa, İngiltere, İtalya ve Japonya . Birçok kooperatifin cirosu bulunduğu ülkenin ekonomisinde büyük yer tutuyor. Ve bir çok sektörde, yöntem ve politika belirleyen çok güçlü kooperatifler bulunuyor.

Bugünün dünyasında gerek ülke gerekse sektör olarak güçlü olmanın şartı teknoloji tasarlayabilmek, geliştirebilmek, ürütmek ve ihraç etmekten geçiyor. Finansman sıkıntısının arttığı bu dönemde gerek üreticilerimizin gerekse montaj ve bakım firmalarımızın kurtuluşu kooperatifleşme yoluyla işbirliği yapmak, üreticisi ile montörü ile sektörümüzde birliği sağlamaktan geçiyor.

Türkiye’de faaliyet gösteren bir çok sektörde olduğu gibi asansör sektöründe de herhangi bir örneği olmayan kooperatifler iş ve güç birliği oluşturmak açısından çok önemli. “Birlikte rahmet, ayrılıkta azap vardır” sözünden de anlayacağımız gibi üretici de olsanız, çok büyük bir firma da olsanız tek başına marka oluşturmak, yaşanan krizleri atlatmak konusunda başarılı olamazsınız. Ancak bir araya gelerek oluşturacağınız güç ve sinerjiyle yapığınız işi başarma şansınız yüksek olacak ve yaşanan krizlerden en az yara ile çıkabileceksiniz.

20. Yüzyıl özellikle dijital sanayinin ön plana çıktığı; ortaklık, birleşme ve kooperatifçilik gibi değerlerin serbest piyasada kendine yer bulduğu bir dönem olarak geçti. Artık, Endüstri 4.0. yani yapay zeka ve yazılım çağına doğru adım adım ilerlerken pazardaki rekabet şartlarının daha da ağırlaştığını, teknolojiye ve inovasyona uyum gösteremeyen yapıların geride kaldığı bir pazar ekonomisi içinde bulunuyoruz.

Peki, asansör sektöründe teknolojiye ve inovasyona uyum gösteremeyen, göstermek istediği halde bunun nasıl yapılacağını gösterecek sektörel yapılardan mahrum, finansal sorunlarla boğuşan binlerce montör hatta üretici firma ne yapacak?

Bugün, koca koca fabrikalara sahip olan üretici firmalar, o fabrikalarını sadece ihracattan kazandıkları ile mi kurdu? Türkiye’deki montaj firmalarının hiç mi katkısı olmadı.

O zaman başta sektörümüzde faaliyet gösteren dernekler ve Federasyon olmak üzere, üretici firmalarımızı da taşın altına ellerini koymaya davet ediyoruz. Sektörümüzün gelişmesi, hem iç piyasada hem de dış piyasada muteber olabilmesi için birlik ve beraberlik içerisinde hareket etmek zorundayız. Zamanın ekonomik ve teknolojik gelişmelerini hep birlikte yakalamak, daha yüksek verimde üretmek, çeşitlendirmek ve pazarlamak adına bir an önce kooperatifleşmeliyiz.

Asansör sektöründe kooperatifleşmenin en güzel örneği Orona Elevator. Merkezi Hernani, Gipuzkoa, İspanya’da bulunan bir İspanyol asansör ve yürüyen merdiven üreticisi. Sektörümüze örnek olması için ayrıntılı bir şekilde incelenebilir.

MESLEK ÖRGÜTLERİNİN ROLÜ
Değerli meslektaşlarım; sektörümüzdeki derneklerin büyük kısmı Federasyon çatısı altında bir araya geldi. Federasyon çatısı altında birleşmeyen dernekler de var. Ancak görüyoruz ki federasyon bünyesinde olsa da olmasa da federasyon da dahil tüm yapılar ayrı telden çalıyor. Bu yapıların birbirine üstünlük taslamalarının nedenine bir türlü anlam veremiyoruz.

O zaman da aklımıza daha kendi aralaırnda ortak bir yol belirleyemeyen bu derneklerin sektör için ortak bir fayda sağlama konusundaki becerileri tartışmaya açık bir hale geliyor.

Ve herhangi bir sektörde faaliyet gösteren dernek ve federasyon gibi meslek örgütlerinin yapmaları gerekenleri sıralayalım...
* Sektör mensuplarına mesleki sosyal, teknik ve ekonomik yönlerden rehberlik etmek,
* Sektörünün ticari gelişimi için faaliyet yürütmek, sektör için ortak ilke ve hedefler oluşturmak,
* Sektör kuruluşlarının ulusal, ekonomik politikalarının oluşturulmasına katkıda bulunmak,
* Sektördeki kuruluşların uluslararası kurum ve kuruluşlarla ilişki ve entegrasyonunu sağlama yönünde projeler geliştirmek,
* Sektör sorunları ve çözüm önerilerini kamuoyu ile yetkili kurum ve kuruluşlara ulaştırmak, çözümü için baskı gücü oluşturmak.
* Sektörünün yasal gerekliliklere uygun, tüketici haklarına saygılı, haksız rekabete yol açmayacak, etik kuralları gözeten bir ticari faaliyet içinde olmasını sağlamak,
* Sektörde özdenetimi gerçekleştirmek, mesleki standartların oluşmasına katkıda bulunmak ve oluşmuş mesleki standartların sektörde uygulanması ve sahiplenilmesi için çalışmak,
* Sektörde federasyonu oluşturan derneklerin tüm bu amaçlar doğrultusunda birlikte çalışmasını ve ortak hedef ve amaçların gerçekleştirilmesini sağlamak

Şimdi de kendimize, sektörümüzün geleceği için yukarıda yazılan maddelerden hangisi ya da hangileri için çalışma yapıldığını soralım.

2 bin 778 adet firma bulunduğu belirtilen asansör sektörün de, derneklerin faaliyet alanlarından bir tanesi de, bence en önemlisi, birlik ve beraberliğin sağlanması yönünde çalışmalar yapmaktır. Ancak sektörümüzde yer alan meslek örgütlerinin birleştirmekten çok uzak olduğu, hatta bu yapıların ayrıştırıcı ve ötekileştirici bir tutum sergilediği sektör aktörleri ile yaptığımız sohbetlerde sıkça dile getiriliyor.

Bu durumda da biz montör firmalarının aklına bazı sorular geliyor. Derneklerin ve federasyonun yönetim kadroları neden genellikle imalatçılardan oluşuyor? Sektörün sorunlarını çözecek birleştirici yapılar, kooperatifleşme neden gündeme alınmıyor? Firmaların gelişerek büyümesi, güçlenmesi, piyasalarda etki alanlarının artması birilerinin işine mi gelmiyor.

Bana sorarsanız “Montaj ve Bakım” firmalarının birleşmelerinin önünün açılması ile bünyelerinde imalat yapabilme kabiliyetine erişecek olmaları birirleri tarafından çok önemli bir risk olarak görülüyor. Bazı üretici firmaların montaj işlerine başladığını düşünürsek, böyle bir olasılık olması da normaldir. Bu sebeple de sektörümüzde yer alan derneklerden ve federasyondan ne kooperatifleşme ne de sektörün önünü açacak bir çalışma beklemek hayal olarak görünüyor. O zaman da iş bizlere sektörün sıkıntılarını çeken firmalara düşüyor. Kendi içimizde organize olarak geleceğimizi kendimiz kurgulamalıyız. Bazıları kontrol kendinde sanabilir. Ama biz istersek başarabiliriz.

Sevgi ve muhabbetlerimle ...

Rate this item
(0 votes)

Leave a comment

Make sure you enter all the required information, indicated by an asterisk (*). HTML code is not allowed.

reklam3

Son Tweetler

den/dan Instagram
asansorvizyondergisi https://t.co/f5GeBz3Adp . . . . . . . #asansörvizyondergisi #asansor #asansör #lift… https://t.co/5sVVWPcm8Z
https://t.co/kxtlr5NAlO
https://t.co/32QFeb6hzd
Takip Et Asansor Vizyon on Twitter