İLETİŞİM KAZALARI

‘’Çok centilmen bir satranç ustası, maç esnasında dokuz saattir hamle yapmayan rakibine (içerleyerek) ‘Ne zaman oynayacaksınız?’ diye sorduğunda, ‘Sıra sizde değil mi?’ cevabını almıştı.

İletişim/iletişimsizlik de böyle kayıplara yol açmıyor mu? Psikolog Doğan Cüceloğlu “ Toplumumuz, ‘’iletişim kazaları’’ sonucu yaralanan, sakatlanan ve ölenlerle dolu bir toplumdur.”

İletişim kazaları, trafik kazası gibi kimsenin ölmediği veya yaralanmadığı kazalardır. Ancak maddi ve manevi hasarlar aldığımız kazalar hepimizin başına gelmiştir.

“Beni yanlış anladın”, “aslında böyle demek istememiştim”, “Beni dinlemiyorsun”, “Anlamazsın zaten”, “Beni kimse anlamıyor” gibi cümleleri duyduk veya zaman zaman söyledik.

Bunun nedeni de;
- Düşündüğünüzle söylediğinizin farklı olması
- Söylemek istediğinizle üslubunuz
- Söylediğinizi sandığınız
- Söylediğinizde karşınızdakinin duymak istediği
- Anlamak istediği veya anladığını sandığı arasındaki farklılıklardır.

Mevlana’nın dediği gibi “Ne kadar bilirsen bil, söylediklerin karşındakinin anladığı kadardır”
Yüz yüze iletişimde verilerin %55’ini iletişim kurduğumuz kişinin beden dilinden, %38’ini sesinin tonundan ve vurgularından almaktayız. Pandemi nedeniyle yüz yüze iletişimin sınırlandığı günümüzde beden dilini, göz temasını kuramayışımız da iletişim kazalarını çoğaltabilir. Online iletişim araçlarının hiç bir zaman yüz yüze iletişimin yerini alamayacağını düşünüyoruz. Yazılı iletişimde beden dili ve ses olmadığından emojilerden faydalanıyoruz.

Bazen konuşurken düşünmeden söylenen bir söz, yüksek ses tonu, sinirlerin gerilmesi, zamanında dilenmeyen bir özür, dinlemeden ve anlamadan yapılan konuşmalar, ağızdan kaçan bir kaba söz, kırıcı ve olumsuz bir tavır iletişimi yerle bir eden bir fırtınaya dönüşebilir. Bu fırtınadan da hasar almamak mümkün değildir, çünkü o an geri döndürülemez, iletişim tekrarlanamaz. Sonunda da deriz ya “bir anda nasıl bu noktaya geldik” diye!!!!

İletişim kazası; ağzımızdan çıkan ile karşıdakinin anladığı arasındaki farklılıktır. Araç kazasında olduğu çarpan ve çarpılan tarafları gibi 2 taraf var; yanlış anlaşılma ve yanlış ifade etme. İletişim uzmanlarına göre;

- Önyargılı olmak
- Genelleme yapmak
- Zihinsel filtreleme
- Olumluyu geçersiz kılmak
- Aşırı büyütmek
- Dinlerken aslında kendi söyleyeceklerimizi düşünmek
- Akıl okumak / falcılık yapmak
- “Hep ya da hiç” tutumu
- Suçlayıcı bir dil kullanmak

Gibi nedenlerden dolayı yaşıyoruz iletişim kazalarını…
Kurduğumuz iletişimin hasarsız olması için tavsiyeler
• Etkili dinlemek; sadece sessiz kalarak ve aslında ona söyleyeceklerimizi içimizden hazırlayarak değil, odaklanarak ve anda olarak dinleme yapmalıyız.
• İletişimde olan kişiyle empati bağını kurmak. Korktuğunu anlatan birine “bunda korkacak ne var” demek yerine duygusuna önem vermeliyiz.
• Önce beyin sonra ağız devreye girmeliyiz.
• İma’lardan kaçınarak net ve yalın bir şekilde düşünce ve duygularımızı ifade etmeye çalışmalıyız.
• Nazik ve samimi bir yaklaşım içinde olmamız iletişimin sağlıklı ilerlemesini sağlar.
• Bu tavsiyelere sizlerin de ekleyecekleri vardır. Paylaşmak isterseniz yazın bize…

Daha çok anlaşılır olduğunuz, iletişim kazalarının olmadığı günler dileğiyle…

Rate this item
(0 votes)
Rasime Sazak

İnsan Kaynakları Uzmanı

Leave a comment

Make sure you enter all the required information, indicated by an asterisk (*). HTML code is not allowed.

reklam3

Son Tweetler

https://t.co/JhlvuQDSRf https://t.co/cGX1Z3tYxU
Derginiz yolda...Sağlıkla okumanız dileğiyle... https://t.co/e8PJ5Gexzf https://t.co/whrFFhYY5C
den/dan Instagram
asansorvizyondergisi https://t.co/f5GeBz3Adp . . . . . . . #asansörvizyondergisi #asansor #asansör #lift… https://t.co/5sVVWPcm8Z
Takip Et Asansor Vizyon on Twitter