İcra – İflas Hukukunda Borç Ödemeden Aciz Vesikası ve Aciz Vesikası Almanın Faydaları

Aciz vesikası İcra İflas Kanununun 143. Maddesi’nde düzenlenmiş olup madde başlığı ‘’Borç Ödemeden Aciz Vesikası’’ şeklindedir.

 

İş bu makalemizde aciz vesikasını almanın faydaları üzerinde duracağız.

 

Bilindiği gibi şirketler bir takım faturalı alacaklarını tahsil edememektedir. Bu durumda alacaklılar borçlunun batık olduğunu ve kendisinde herhangi bir şey tahsil edemeyeceğini düşünüp masraf yapmamak için bazen icra takibine bile konu etmemektedirler. Oysaki faturalarda bilindiği gibi kesilen faturanın KDV’si bulunmaktadır. İşte bu KDV alacaklı tarafından devlete ödenmiştir. Aslında alacaklı asıl alacağını alamadığı gibi devlete ödediği KDV oranında da zarar etmektedir. Aciz vesikası ise bu zararı önlemektedir. Örneğin 100 bin TL’lik bir mal sattığınızda yüzde 18 KDV’si ile birlikte 118 bin TL’lik bir fatura kesersiniz. Kestiğiniz faturadaki KDV’yi ödersiniz. Borçlu borcu ödemediğinde ayrıca KDV anlamında da büyük bir zarara uğrarsınız. İşte bu zararı en aza indirebilecek yöntem aciz vesikasıdır.

 

Aciz vesikası aldığınızda bu vesikayı muhasebecinize verirseniz muhasebeciniz bu belgede yazılı olan 118 bin TL alacağa karşılık ayırıp, yani zarar yazıp, yıllık gelir vergisi beyannamesinde matrahdan düşebilir. Bu sayede ödeyeceğiniz yıllık gelir vergisi miktarı da azalmış olur.

 

Alacaklıyı belki de en çok ilgilendiren kısım olan Vergi Usul Hukuku anlamında ise borç ödemeden aciz belgesi ile alacağın şüpheli veya değersiz alacak haline gelmesi söz konusu olmaktadır. Aslında müvekkillerimizi ilgilendiren en önemli kısımlardan birisi de burası olmaktadır. Şüpheli alacak olarak kaydedilen değerlerin daha sonra ödenme imkânı bulunduğu için vergi anlamında bir gider olarak gösterilmemesine rağmen değersiz alacak halinde gelen alacaklar ise vergi anlamında gider olarak gösterilebilmektedir. Şöyle ki; Vergi Usul Kanunu’nun 322’nci maddesinde değersiz alacaklardan bahsedilmektedir. Madde metnine göre; “Kaza-i bir hükme veya kanaat verici bir vesikaya göre tahsiline artık imkân kalmayan alacaklar, değersiz alacaktır. Değersiz alacaklar, bu mahiyete girdikleri tarihte tasarruf değerlerini kaybederler ve mukayyet kıymetleriyle zarara geçirilerek yok edilirler. İşletme hesabı esasına göre defter tutan mükelleflerin bu madde hükmüne giren değersiz alacakları, gider kaydedilmek suretiyle yok edilirler” denmektedir. İşte aciz vesikası Vergi Usul Kanunu anlamında değersiz alacak olduğunu kanıtlayan bir belgedir. Bu nedenle aciz vesikası, üzerinde yazan tutar açısından ya “zarar” ya da “gider” gösterilerek fayda sağlar. Mukayyet kıymetten kasıt ise muhasebe anlamında iktisadi değerin muhasebe kayıtlarında gösterilen hesap değeridir. Bu durum alacaklının alacağını alamamış olduğundan dolayı doğan zararını tamamen ortadan kaldırmasa da büyük bir fayda sağlayarak zararı en aza indirmiş olacaktır.

 

Vergi Usul Kanunu’nun 323’üncü Maddesi’nde ise şüpheli alacaklar düzenlenmiştir. Dava veya icra safhasında bulunan alacaklar; yapılan protestoya veya yazı ile bir defadan fazla istenilmesine rağmen borçlu tarafından ödenmemiş bulunan dava ve icra takibine değmeyecek derecede küçük alacaklar; şüpheli alacak sayılır. Yukarıda yazılı şüpheli alacaklar için değerleme gününün tasarruf değerine göre pasifte karşılık ayrılabilir. Bu karşılığın hangi alacaklara ait olduğu karşılık hesabında gösterilir. Teminatlı alacaklarda bu karşılık teminattan geri kalan miktara inhisar eder. Şüpheli alacakların sonradan tahsil edilen miktarları tahsil edildikleri dönemde kar-zarar hesabına intikal ettirilir.

 

Bu nedenle alacaklının elinde bulunan belgeler ile veya tutmuş olduğu cari hesaba göre borçludan alacağını nasıl olsa borç tahsil edilemeyecek diyerek icra takibi yapmaması daha fazla zararına olacaktır. Her ne kadar icra takibi için yapılacak masraf zarar gibi görülecek olsa da aslında bir külfet değil yukarıda da anlattığımız üzere bir kâr olacaktır.

 

Açıklamaya çalıştığımız nedenlerden dolayı borçlulardan tahsil edilemeyen, tahsil kabiliyetinin olmadığı düşüncesi ile takipten vazgeçmek vergi mükelleflerinin zararına olacaktır. Bu sebeple tahsil kabiliyeti olmasa bile muhasebeleştirmiş olduğunuz alacaklarınızı icra takibine konu ederek şüpheli alacağa atılmasını veya aciz vesikası alarak değersiz alacak haline getirip zarar veya gider yazarak yok etme imkanına sahip olduğunuzu bilmeniz önemlidir.

 

Vergi mevzuatı haricinde aciz vesikasının diğer faydaları da şunlardır. Aciz vesikası İcra İflas Kanunu 68’inci Madde anlamında takip hukuku bakımından borç ikrarını içeren bir belgedir. Yani itirazın kesin kaldırılmasını sağlayıcı bir belgedir. Alacaklı borç ödemeden aciz belgesini aldığı tarihten itibaren 1 yıl içinde borçluya karşı takip yaparsa borçluya yeniden ödeme emri tebliğ edilmesine gerek yoktur. Yani alacaklı eski takip dosyası üzerinden borçlunun yeni bulunan malları üzerine hemen haciz konulmasını isteyebilir.

Aciz vesikası alacaklıya İcra İflas Kanunu’nun 277 ve devamı maddelerinde yazılı olan iptal davası (tasarrufun iptali davası) açabilme hakkını verir. Aciz veya iflasın açılmasından önceki iki seneye kadar olan süre içindeki ivazsız (karşılıksız) tasarrufların (bazı istisnalar mevcuttur) butlanı, yani borçlunun karşılıksız olarak yapmış olduğu mal satışlarının iptali istenilebilir. Hacizden veya iflasın açılmasından evvelki bir sene içinde borçlu tarafından bir borcu temin için yapılmış rehinler, para veya mutat ödeme araçları dışında bir suretle yapılan ödemeler, vadesi gelmemiş borç için yapılan ödemeler, mal varlığı borçlarını ödemeye yetmeyen borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemlerin iptali istenilebilir.

 

Elinde aciz vesikası bulunan alacaklı İcra İflas Kanununun 100’üncü Maddesi’ndeki şartlara göre hacze iştirak edebilir. Aciz belgesi ile borç yenilenmiş yani tecdit edilmiş olmaz.Aciz vesikasına bağlanmış olan alacak borçluya karşı aciz vesikası düzenlenmesinden itibaren 20 yıl geçmesi ile zamanaşımına uğrar. Bu çok uzun bir zamanaşımı süresidir. Borçlunuzun maddi durumu düzelir ve mal edinmeye başlar ise aciz vesikası sayesinde 20 yıl içinde bu borçluya karşı işlem yapıp tahsil etme hakkınız devam etmektedir.

 

Aciz belgesi alacaklıya borçlu hakkında İcra İflas Kanununun 331 ve 332’nci Maddeleri gereğince ve 338’nci Maddeleri gereğince ceza davası açma hakkı verir. 331’inci Madde gereğince alacaklısını zarara sokmak kastı ile mevcudunu eksiltme suçundan, 332’nci Madde gereğince aczine kendi fiili ile sebebiyet verenlerin veya vaziyetinin fenalığını bilerek ağırlaştırma suçundan, 338’inci Madde gereğince hakikate muhalif beyanda bulunma suçundan cezalandırılması için şikayette bulunulabilir.

 

Yukarıda anlatılanlardan da anlaşılacağı üzere aciz vesikası önemli bir belgedir. Müvekkillerimize bir çok fayda sağlamaktadır. Aciz vesikası sayesinde müvekkillerimizin zarar etmelerini önlemekte ve kendilerine fayda sağlamaktayız.

 

Makalenin yazımında emeği geçen Keleş Hukuk Bürosunun değerli avukatlarından Av. Mert Orhan’a teşekkür ederim.

 

Av. Sezgin Keleş

Rate this item
(0 votes)
Sezgin Keleş

Av. Sezgin Keleş - Kurucu Avukat

Av. Sezgin KELEŞ'in üyesi olduğu dernek ve kuruluşlar:

- Trabzonspor Klubü Derneği

- Trabzon Kültür Derneği

- TİAB - Trabzonlu İşadamları ve Bürokratları Derneği

- ELSA (The European Law Students Association) Avrupa Genç Hukukçular Derneği

sezginkeles.av.tr/

Leave a comment

Make sure you enter all the required information, indicated by an asterisk (*). HTML code is not allowed.

reklam3

Son Tweetler

@MuzafferYasar42 @ieeedumlupnarcs @RoyalCert_TR @DumlupinarOBS @dpukonsey @ieeetrsb @Dputv @GundemAsansor Muzaffer… https://t.co/UtvlZgfZWm
@MuzafferYasar42 @RoyalCert_TR @emoorgtr @bursaemo @MMOtmmob @MMOBursa @Bursad1994 @asansormuh @Bursagundemi Yaptığ… https://t.co/zoC4tOWelx
Asansör Vizyon ve Lift Vision İOS ve Android mobil uygulamaları çok yakında sanal marketlerde
Takip Et Asansor Vizyon on Twitter